Yağmur Damlasının Sırları

Yağmur Damlasının Sırları
Yeryüzünde, denizlerden, okyanuslardan buharlaşan suyun havada yükselmesiyle yoğunlaşarak yeryüzüne tekrar su olarak geri dönmesine yağmur diyoruz. Çok basitmiş gibi görünen bu olayın aslında insanı hayrete düşüren tarafları vardır. Gökyüzünden düşen yağmur tanelerinin hem meydana geliş olarak, hem de fayda olarak bilmediğimiz pek çok özelliği vardır. Yağmurun neden tane tane yağdığını hep düşünmüşümdür. Bazen bardaktan boşanırcasına yağıyor diye nitelendirsek de hiçbir zaman hortumdan akan su gibi akıp yağmaz.
Dünya, üzerinde büyük su kütlelerine sahip bir gezegendir. Akarsular, denizler, okyanuslar hepsi birer su kaynağı. Bir yıl içerisinde 500 bin kilometre küp su ısının etkisiyle okyanuslardan buharlaşarak atmosfere yükselir. Bulut haline gelen su kütlesi rüzgarların yardımıyla karalara doğru yol alır. Yağmur Damlası Yükselen su soğur, yoğunlaşır ve bulutların artık taşıyamayacağı su yağmur olarak yeryüzüne iner. Bunun sonucu olarak bir yıl içerisinde okyanuslardan buharlaşan yaklaşık 4 milyon kilometre küp su karalara ulaşmış olur. Bizim ruhumuz bile duymadan her yıl bu olay tekrarlanır. Bazen yağdığına sevinir, rahmet, bereket olarak adlandırırız, bazen şimdi nerden çıktı bu deyip serzenişte bulunuruz. Ama meydana gelen bu su döngüsü hiç şüphesiz doğadaki canlıların yaşaması için gereklidir.
Yağmurlar akarsular gibi büyük kütle olarak akıp toprağa düşmez. Damlalar halinde yere düşer. Öyle olmasaydı her yağmur yağdığında sel olurdu. Dışarı dahi çıkamazdık. Elinize bir kova su alıp yanımızdaki kişinin üzerine döktüğümüzde bu suyun onda yaratacağı etkiyi düşünün. Neyse ki yağmur böyle yağmıyor. Peki yağmur nasıl damlalar halinde yağıyor? Yağmur taneleri, yeryüzünden buharlaşan suyun bulut haline gelmesiyle oluşur. Buharlaşan su yükselir ve yoğunlaşır. Boyutu en fazla 10 mikron olan tanecikler bulut halinde yükselip yoğunlaştıkça büyür ve küçük damlalar birleşmeye başlar. Birleşen damlalar ağırlaştığı için havada asılı kalamaz ve yeryüzüne düşmeye başlar. Düşerken yağmur damlaları havada birbirine çarpar. Büyük damlaların hızı yüksektir. Bazıları bu çarpışma sonucu birleşir daha büyük bir damla haline gelir, ancak havanın direnci bu damlaların parçalanmasına neden olur ve büyük damlalar küçülür. Bu sayede hızları azalır. Yağmur damlaların bu düşüş hareketi çok kısa sürede meydana gelir. Damlaların yere düşüş hızı büyüklüğüne göre değişir.
Yağmur damlalarının hızı yağarken nasıl olur da azalıyor? Bir cismi gökyüzünden ya da bir binanın tepesinden aşağı doğru bırakırsak cismin yere düşüş hızı yere doğru ilerlerken artar. Başımızı havaya kaldırdığımızda böyle bir cismin üzerimize geldiğini görsek herhalde hepimiz kaçıp kendimizi korumaya çalışırız.
Yağmur bulutları en az 1200 metre yükseklikte bulunur. Bu yükseklikten düşen bir damla ile 15 santimetreden aşağı bırakılan 1 kilo ağırlığındaki bir nesnenin düşüşü aynıdır. Bu örneği daha da anlaşılır hale getirelim. Üzerinize 15 cm yükseklikten 1 kilo yük bırakın. Bu yük sizi biraz sarsmış olmalı. Ama üstesinden gelemeyeceğiniz bir yük olmamalı. Peki bulutların 10 bin metre yükseklikte olabildiğini söylersek o zaman durum hiç istemediğimiz bir şekle girer. Neredeyse on kat daha fazla yükseklikten (110 cm’den) 1 kilo yükün üzerimize bırakıldığını düşünürsek bunun sonucunda eminiz ki hepimiz zarar görürüz.
Yağmur damlaları yere düşerken böyle hızlara ulaşmaz. Aksi takdirde bu damlalar kurşun gibi üzerimize yağar ve düştüğü yere büyük zarar verir felakete sebep olurdu. Ne var ki yağmur damlalarının şekli buna müsade etmez. Damlaların sahip olduğu şekil havada düşerken sürtünmesini arttırır. Böylece damlalar yere düşerken yavaşlar. Hızları genellikle 10 kilometreyi geçmez.
Yağmur taneleri hakkında diğer ilginç bir özellik taneciklerin yere düşerken ısınmamasıdır. Atmosferin üst seviyelerinden yeryüzüne bir cisim bırakılırsa sürtünmenin etkisiyle bu cisim muazzam bir sıcaklığa ulaşarak erir parçalanır. Göktaşlarının dünyaya düşerken parçalanıp düşmesinin sebebi havadaki bu sürtünme etkisidir. Yağmur da havadaki sürtünmenin etsiyle ısınsaydı üzerimize düşen damlacıklar bizi yakardı. Ancak yağmur tanelerinin ısısı yere düşerken artmaz. Bulutlardan düşen damlalar havanın sürtünme etkisiyle ısınsa da bu ısınma damlanın etrafındaki kısmın buharlaşmasına neden olur ve damla küçülür. Yağmur sıvı bir cisim olduğu için yere düşerken sürtünmenin etkisiyle artan ısısı kenarlarından başlayarak boyutunun küçülmesine neden olur. Böylece damlalar ısınmaz ama küçülür. Ayrıca damlaların yere düşmesi esnasında görülen bu buharlaşma yüzeyinin soğumasına sebep olur. Bu sayede bulut hemen yok olmaz, buharlaşma ve bulut oluşumu devam eder. Sonuç olarak bizi yakacağını düşündüğümüz damlalar bizi serinletir.
Yağmur bir gübre gibidir. Yağmurun gübreleme özelliği sayesinde bitkiler yaşaması için gerekli elementlere sahip olur. Her yıl yeryüzüne 200 milyon tona yakın gübre düşmesi sayesinde ormanlar, gelişir, bitkiler, doğa hayat bulur.
Yağmur suyunun en büyük kaynağı okyanus ve denizlerdir. Ancak okyanus ve denizler tuzlu olmasına rağmen yağmur damlaları tuzlu değildir. Çünkü buharlaşma esnasında tuz ya da başka bir madde su buharına dahil olmaz.
Buharlaşıp yükselen bulutlar bir sanat eseri gibidir. Birbirine benzemez. Boyutları birbirinden farklıdır. Çünkü meydana gelmesindeki sıcaklık, hava akımı, havadaki toz miktarı ve basınç çok farklıdır. Yani eşit şartlarda oluşmadıkları için birbirlerine benzemezler.
Bulutlar hakkında diğer merak edilen bir konu da onların ağır olup da nasıl havada kaldıklarıdır. Bunun sebebi bulutlar içinde bulunan damlacıkların çok küçük olmasıdır. Bulutun içindeki damlacıklar havanın kapladığı hacim ağırlığından küçük olduğu için havada asılı kalabilir.
Son olarak bulutların renginin nasıl oluştuğunu açıklayalım. Buharlaşan su damlacıkları ilk aşamada küçük boyutlara sahiptir. Güneş ışığını doğrudan yansıtabilirler ve beyaz renge sahiptir. Ancak yükselen, büzüşen ve birleşen su damlacıkları büyük boyutlara ulaştığı için ışığı da az yansıtma özelliğine sahip olurlar. O yüzden yağmur bulutları bizlere koyu, siyah renkte görünür.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.