Tren Yolculukları

Tren Yolculukları
Tren ile yolculuk yapmayı sevenleriniz eminim vardır. Eskiden kara trenlerle seyahat edenler bu tip trenlerin yavaş ve konforsuz olmalarından dolayı belki tren yolculuklarını sevmeyebilir ama günümüzde dünyanın pek çok ülkesinde modern, hızlı ve rahat trenlerle seyahat etmek insanlar için bir keyif. Hatta son yıllarda en çok tercih edilen ulaşım aracı olarak karşımıza çıkıyor. Uçakla çok uzun mesafelere kısa sürede gitmek bizim için zamandan büyük tasarruf sağlıyor. Kozmetik Ürün Ancak kısa mesafelerde ise uçakla seyahat aslında zaman kaybı. Havaalanına erken gitme, kontroller, uçağın rötar yapma olasılığı, gideceğimiz yere vardıktan sonra havaalanından merkeze ulaşma gibi zaman alan bölümlerin çokluğu trenle seyahat etmeyi daha cazip hale getiriyor. Trenler uçaklar gibi değil, şehir merkezinden hareket edip bizi yine şehir merkezine ulaştırıyor. Ayrıca rötar yapma olasılığı yok denecek kadar az. İnsanlarda korku ve stres yaratmıyor ve çevreyi izlemek, tren içinde gezip dolaşabilmek oldukça keyifli bir yolculuğa imkan tanıyor. Trenin camından evin balkonundan dışarıyı izler gibi çevreyi izlemek beni çok mutlu ediyor. Trenin nostaljik bir yönü olması nedeniyle de beni kendine çeken bir tarafı var.
Son yıllarda gezmeyi ve doğayı sevenler için tren ilk tercih edilen ulaşım aracıdır. Özellikle karayolunun geçmediği dağlık ve dar yollardan geçen tren, gezi severlere eşsiz manzaralar sunuyor ve insanın doğayla baş başa olmasını sağlıyor.
Siz de benim gibi trenle yolculuk yapmayı seviyorsanız işte size benden birkaç yolculuk önerisi.
İlk önce İsviçre’den seçtiğim tren güzergahlarından bahsedeceğim.
Gornergrat Treni – İsviçre
Zermatt, İsviçre’de bulunan Zermatt köyü sadece trenle ulaşabileceğiniz nadir yerlerden biri. Köye arabayla ulaşmak çok zor. O yüzden köyün diğer yerlerle bağlantısı trenlerle sağlanıyor. Köyden görünen muhteşem manzaraya sahip Matterhorn Dağı’na gitmek isteyenler Gornergrat trenine binmek zorundalar. Trenin geçtiği yerler o kadar güzel bir doğaya sahip ki gözümü camdan dışarı bakmaktan alamadım ve ayrıca o kadar çok fotoğraf çektim ki ne kadar fotoğraf çektiğimi hatırlamıyorum. Gornetgrat’a vardığınızda Matterhorn dağı, tüm heybeti ve güzelliğiyle karşınızda duruyor olacak.
Pilatus Treni – İsviçre
İsviçre’den sizler için seçtiğim diğer bir güzergah Pilatus treni. Dağlarla dolu bu ülkede doğanın içine trenle dalabileceğiniz o kadar çok tren rotası var ki gez gez bitmez. Pilatus dağına doğru dik yamaçlardan geçen bu tren buraya teleferikle çıkmak istemeyenler için önemli bir alternatif. Geçtiğimiz yerlerin oldukça dik olduğunu söylemeliyim hatta bir kaynakta dünyada buradan daha dik bir yere çıkan başka bir tren hattının olmadığını öğreniyorum. Tren giderken biraz korkanlar olmadı değil. Trenin geçtiği bazı yerler sanki uçurumun tam kenarı. Eğer bu gibi heyecanlı yolculukları seviyorsanız, hem manzara yönünden hem de adrenalin yönünden zengin bir seyahat istiyorsanız yine İsviçre’de Wengen köyüne giden Wengernalp trenine binebilirsiniz. Dağ manzarasını panaromik olarak izlemek bir harika yol üstünde bulunan Lauterbrunnen vadisinden geçmek heyecan verici. Trende çığlık atanlar bile oldu. Köye ulaştığınızda çiçeklerle süslenmiş köy evleri masallardaki evlere benziyor. İstasyonda köye gelirken geçtiğimiz Lauterbrunnen vadisini izlemek için bir seyir terası yapmışlar, buradan aşağıdaki vadiyi izlemek gerçekten müthiş, sanki gökyüzünden yere bakıyorsunuz.
Sizlere İsviçre’den son olarak GoldenPass Panoramik Treninden bahsetmek istiyorum. Kovboy filmlerindeki trenlere benzeyen bu tren nostaljik görünümünden hiç ödün vermemiş, tarihi dokusunu aynen koruyor. Masalar, trenin içindeki ahşap dekorasyon her şey kendinizi bir kovboy filminin aktörüymüş gibi hissettiriyor.
İsviçre’deki en güzellerinin Gravyer peynirlerinin üretildiği Gruyères kasabasından Montrö kenti arasında bu treni kullandığımız için gerçekten çok mutlu oluyoruz.
Şimdi sizleri İsviçre’den Asya’nın doğusuna Japonya’ya götürüyorum. Teknolojik yönden her alanda gelişmiş bu ülke, modern ve hızlı trenlere sahip. Zaten tüm dünyada Japonların ürettiği hızlı trenler oldukça popüler. Daha hızlı ve modern uçaklar yapmak varken bu çalışkan insanlar neden trenleri geliştirmek için çaba harcıyor şimdi daha iyi anlıyorum. Tokyo ile Hiroşima arasındaki yolculuğumuzu hızlı tren ile gerçekleştiriyoruz. Aradaki mesafe neredeyse 800 kilometre ve şehirler birbirine bir hayli uzak. Ancak saatteki hızı 320 kilometreyi bulan trenler sayesinde 4 saati biraz aşan bir sürede Hiroşima’ya ulaşıyoruz. Tren bu kadar hızlıyken tabiî ki trenin camından başınızı dışarı çıkartıp rüzgarı hissetmeniz mümkün değil ama camın ardından dışarıyı izlemek güzeldi. Atom bombasının izlerini kısa sürede silen Hiroşima’dan çiçeklerle dolu Shukkeien parkı, yolculuğun yorgunluğunu üzerinizden atmanız için gayet uygun bir yer.
Bu rotalardan başka eğer imkan bulursanız Japonya’da nostaljik ve romantik bir havası bulunan Kyoto’daki Sagano Trenini tavsiye ederim. Yine eğer yolunuz düşerse Norveç’teki Flåm hattındaki Flåmsbana Treni önerebileceğim diğer trenler.
Trenlerin konforu ve rahatlığıyla doğanın bizlere sunduğu muhteşem manzaralarla dolu bir yolculuk yaparak oturduğunuz yerden gezip görmenin keyfini yaşamak isteyenler mutlaka tren yolcuğu yapmalı.

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.