Tokat Gezimiz

Tokat Gezimiz
Bu yazımızda sizlere 60 plakalı ilimiz olan Tokat’ta gezilecek yerler hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Tokat tarihi ve turistik yerler açısından zengin bir kentimiz. Geçmişte burada yaşamış her medeniyete ait izler bulabileceğiniz şehir aynı zamanda sahip olduğu doğal güzellikler açısından da gezmek isteyenlere çeşitli tercihler sunuyor.
Ziyaretimize ilk olarak Tokat Kalesi‘nden başlıyoruz. Şehrin hemen her yerinden görebileceğiniz kale, kayalık yüksekçe bir alanın üzerine kurulmuş. Kaleyi ilk kullananların Komana Pontikalı Hristiyanların olduğu tahmin ediliyor. Tokat Kale kayalık bir zemin üzerinde olduğu için sadece taş odalar yapılarak inşaası 5. ve 6. yüzyılda tamamlanmıştır. Zaman içerisinde Roma ve Büyük Selçuklu Devleti bölgeyi hakimiyetine alarak kaleden faydalanmıştır. Kaleden Tokat manzarasını izlemek çok güzel. Şehir ayaklarınızın altında.
Tokat denilince hemen herkesin ilk uğrak yerlerinden biri de Ballıca Mağarası. Yerin derinliklerine doğru gizemli bir yolculuk yapmak isterseniz Ballıca mağarası maceraperest insanlar için mutlaka gidilmesi ve Tokat’ta görülmesi gereken bir yer. Mağaranın havası astım hastalarına iyi geliyor. Bu yüzden astım hastası olanlar özellikle buraya geliyor. Ballıca Mağarası Tokat ilinin Pazar ilçesine yakın bir yerde bulunuyor. Tokat merkeze ise 26 kilometre mesafede bulunan bu mağaranın içinde çok sayıda sarkıt ve dikit var. Mağaranın ziyarete açılan düzenlenmiş bölümünün uzunluğu 680 metre. Çamurlu salon, büyük damlataş salonu, fosil salonu ve sütunlar salonu gibi 8 salondan oluşan mağaranın yüksekliği 95 metredir.
Tokat’ta bulunan tarihi mekanlara kısa bir ara vererek biraz da doğal güzelliği olan yerlere bir göz atalım. Doğa severler için ilk önereceğim yer Ordu ili ile Tokat Reşadiye ilçesi arasında bulunan Selemen Yaylası. Osmanlı döneminde Yavuz Sultan Selim Çaldıran seferine giderken bu yaylada konaklamış. Burada bol miktarda doğa manzarası fotoğrafları çekebilirsiniz. Hele bir de yaz aylarının ilk günlerinde giderseniz bolca çiçek görebilirsiniz. Bu arada yaz aylarında Selemen Yaylası bir hayli canlı olduğu için yöre halkı pazar kurarak yöresel ürünlerin satışını gerçekleştiriyor.
Tokat’ta gezilecek diğer bir yayla da Tokat ile Erbaa arasında bulunan Boğalı Yaylası‘dır. Temiz havası ve manzarası ile Boğalı yaylasında keyifli bir vakit geçirebilirsiniz.
Şimdi tekrar tarihi mekanlara geri dönelim. Tokat Mevlevihanesi şehrin Soğukpınar Mahallesi’nde bulunuyor. 17.yüzyılda Sülün Muslu Paşa tarafından yaptırılan Mevlevihane Bey sokağında bulunuyor. Mimari açıdan gösterişli olan bu tarihi yapı 3 bin metrekarelik bir alan üzerinde yer alıyor. Evliya Çelebi’nin de bahsettiği yapının zemin katında çeşitli hizmetlerin verildiği beş oda bulunmaktadır. Mevlevihanenin Semahane bölümü giriş katta yer alıyor. Buraya dışarıdan bir merdivenle çıkılıyor. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlevihanede yöresel halı ve kilimler sergilenmektedir. Ayrıca el yazması Kur’an, sema töreni maketleri ve Yağbasan medresesine ait arkeolojik kazılarda çıkan eserler burada ziyaretçiler tarafından görülebilir.
Eğer Tokat gelip de zaman sınırınız yoksa Tokat’a 55 kilometre mesafede bulunan Niksar’ı ziyaret etmenizi öneririm. Niksar gidince Niksar Kalesi ziyaret edilebilecek önemli bir tarihi mekan. Niksar kalesi kökeni Perslere dayanan Pontus Krallığı döneminde yapılmıştır. Maduru ve Çanakçı derelerinin arasında bulunan kalenin o dönemdeki adının Kaberia olduğu bilinmektedir. Niksar Kalesi Roma, Danişmentliler ve Osmanlı dönemlerinde çeşitli onarımlardan geçmiştir. Kalede bulunan iki hamam, iki mescit, medrese, kilise ve hapishane kalıntıları gezilebilecek yerler arasında sayılabilir.
Tokat çevresinden gezmenizi önereceğim diğer bir tarihi yapı Zile Kalesi. Öncelikle hemen söyleyeyim Sezar‘ın “geldim, gördüm, yendim” (veni vidi vici) dediği yer Zile Kalesi’dir.
Zile ovasına hakim bir yerde bulunan kalede çok eski kitabe var. Tarihe ışık tutan bu kitabelerde pek çok bilgi bulunmaktadır. Örneğin 1.yüzyılda inşa edilen kalenin Eretna beyi Alaeddin bey döneminde 1336’da onarıldığı ve eklemeler yapıldığı kitabelerde yazmaktadır. Moloz ve kesme taştan yapılan ayrıca duvarları yuvarlak burçlarla desteklenen kalenin Roma ve Bizans mimarisine ait örnekler taşıdığı görülür.
Tarihi mekanlardan sıkıldıysanız işte size doğa harikası bir yer. Almus baraj gölü ve çevresi piknik, su sporları ve doğa yürüyüşü için çok elverişli bir alan. Tokat ve çevre şehirlerde bulunan pek çok kişi özellikle haftasonları buraya gelerek piknik yapmaktadır. Baraj çevresinde tilki, sansar, dağ keçisi ve ceylan gibi yabani hayvanlar bulunmaktadır. Ayrıca ıhlamur, meşe, kayın, çam ve sedir ağaçları doğal güzelliğe renk katar. Bu arada 4 bin hektarlık baraj çevresinde kamp kurmak mümkündür.
Tokat’ta gezilecek yerler arasında Sebastopolis Antik Kenti de yer almalıdır. Sulusaray ilçesinde bulunan tarihi kalıntılar gezilip görülmeye değer. Sulusaray ilçesine gelenler buradaki kaplıcadan da faydalanabilir. Kaplıca demişken Reşadiye ilçesindeki kaplıcadan da bahsedelim. Termal turizmin oldukça gelişmiş olduğu Reşadiye’de bulunan kaplıca suyunun sıcaklığı 50 derece civarındadır. Kaplıca otellerindeki odalarda bu sudan yararlanma imkanı vardır. Kaplıcanın başta romatizma ve cilt gibi pek çok hastalığa çare olduğu bilinmektedir.
Bizim Tokat gezimize sığdırabildiğimiz yerler bu kadar. Eğer zamanınız olursa Kaz Gölü, Mahperi Hatun Kervansarayı, Tokat Atatürk Evi, Ali Paşa Hamamı, Pervane Hamamı, Tokat Müzesi’ni görmenizi tavsiye ederim. Ayrıca Tokat’a gelenler tabiki Tokat Kebabı yemeden geri dönmemeli.
Son olarak gezimizi şehir merkezinde bulunan tarihi mekanlardan biri olan ve 17. yüzyılda yapılan Taşhan‘da bir Türk kahvesi içerek noktalıyoruz.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.