Srebrenitsa Katliamı: Vahşet ve Soykırım

Srebrenitsa Katliamı: Vahşet ve Soykırım
İnsanlığımızdan utanmamız gereken Srebrenitsa Katliamı’nın yine bir anma günündeyiz. Tarih yine 11 Temmuz oldu ve bu acıyı içimizde bir kez daha yaşıyor, hayatını kaybedenleri en derin, samimi merhamet duygularımızla anıyoruz.
Yakın bir geçmişte, dünyada yaşayan herkesin gözleri önünde yapılan bu vahşi katliamı unutmak mümkün değil. Srebrenitsa Katliamı nedir? Srebrenitsa Katliamı nerede ve nasıl gerçekleşmiştir?
Bosna’da yaşanan bu olayın ayrıntılarını yazımızda sizlere anlatacağız.
Tarihler 11 Temmuz 1995’i gösterirken Srebrenitsa’da büyük bir katliam yaşandı. Haritadan baktığınızda Avrupa’nın ortasında bir yer olan Bosna’da Sırplar tarafından yapılan bu katliamı düşündükçe insanın kanı donuyor. Srebrenitsa Katliamı Sırpların yaptığı bu katliamda yaklaşık 8 bin insan hayatını kaybetti. Öldürülenlerin sayısını yaklaşık olarak söylememizin sebebi bugün halen katliama uğrayanlara ait yeni mezarların bulunması ve sayının değişmesidir. Öldürülenler arasında çok sayıda kadın, çocuk ve yaşlılar da var. Bugün bulunan toplu mezarlardaki kişiler ayrı ayrı mezar kazılıp tekrar defnedilmektedir. Bu durum üzerinden yıllar geçse de yaşanılan acıları tüm gerçeğiyle insanların önüne tekrar tekrar getirmektedir.

BOSNA’DA SIRPLARIN YAPTIĞI SREBRENİTSA KATLİAMI
1995 yılının Temmuz ayında Yugoslavya’da yaşayan milletler arasında bir iç savaş çıktı. Sırplar Müslümanların elinde bulunan Srebrenitsa’yı kuşattı. Sırp komutan Ratko Miladiç’in emriyle 8 binden fazla masum insan Srebrenitsa’da katledildi. Ölenlerin arasında az önce dediğimiz gibi çok sayıda yaşlı, çocuk ve kadınlar vardır. Bu katliama dünya seyirci kalmıştır. Çünkü olaylar başlayınca bölgeye gönderilen Birleşmiş Milletler Barış Gücü bu olayı durdurmak için hiçbir şey yapmamıştır. Srebrenitsa’da yaşanan, Almanların 2. Dünya savaşında Yahudilere yaptığı soykırımın benzeri bir soykırımdır.
Gel gelelim bu Sırp vahşetinin ayrıntılarına. 1992 yılında Sırplar Yugoslavya’yı karıştırarak aynı 1. Dünya savaşı öncesinde olduğu gibi bir çatışmanın fitilini ateşlediler. Yaşanan olaylara Birleşmiş Milletler müdahale etti. Ancak bu müdahale son derece göstermelik bir hamle idi. Bosna ve çevresinde aralarında Srebrenitsa’nın da bulunduğu 6 şehir güvenli bölge ilan edildi. Bu yerlerde bulunan insanlardan silahlar toplandı ve bu insanların Birleşmiş Milletler tarafından korunacağı söylendi. Bunu duyan, savaşın vahşetinden kaçan binlerce insan Srebrenitsa’ya akın etti. 24 bin olan nüfus kısa sürede 60 bini aştı. Gözü dönmüş cani Sırp devlet Başkanı Radovan Karadziç, ordu komutanı Bosna Kasabı lakaplı Ratko Mladiç’e şehre saldırı emrini verdi. Halk kendini savunmak için silahlarını geri istese de Birleşmiş Milletler bunu kabul etmedi. O sırada Birleşmiş Milletler barış gücünü Hollandalı Thom Karremans yönetiyordu. Sırp saldırılarını bahane eden Thom Karremans şehri terk etme kararı alınca şehirde bulunan binlerce insan savunmasız kalmıştır. Birleşmiş Milletler barış gücünün başında bulunan Thom Karremans’ın şehri Sırplara sattığı daha sonra kanıtlanmıştır. Şehre giren sırp askerleri silahsız insanları katletmiş, soykırım yapmıştır.
Olaydan yıllar sonra yaşanan soykırımı anlatmak amacıyla o yıllarda Birleşmiş Milletler barış gücünde görev alan Hollandalı askerler yazdıkları kitaplarda soykırımı bizzat gördüklerini ve yaşananlardan büyük üzüntü duyduklarını belirtmişlerdir. Pek çok Hollandalı asker ülkelerine döndüklerinde psikolojik tedavi görmüştür. İnsani bir görevle bölgede bulunan Hollandalı askerler vahşetin dolaylı da olsa sebebi ve seyircisi olmuştur.
Birleşmiş Milletler kampında tercüman olarak çalışan Hasan Nuhanoviç, Sırp tehdidi üzerine Hollandalı askerlerin şehri hemen kaçarcasına nasıl teslim ettiğini, Sırpların yaptığı katliamları, yaşanan acıları “Birleşmiş Milletler Bayrağı Altında – Srebrenitsa Katliamı” adlı kitabında anlatmıştır.
Yaşanan soykırım uzunca bir süre BM tarafından görmezden gelinse de olaylar dünya kamuoyuna yansıyınca bölgede barış sağlandı.
Yıllar sonra katliama sebep olan Sırp devlet Başkanı Radovan Karadziç yakalandı. Savaş sırasında pek çok yerde yapılan katliamların, vahşetin sebebi olan Radovan Karadziç, yargılandığı davada insanlık suçu işlediğine karar verildi ve hapse atıldı. Ancak ne acıdır ki modern ve çağdaş görünen insanlıktan yoksun onu yargılayan Avrupalı devletler Radovan Karadziç’i yakalandığı dönemde bile en iyi imkanlarla yaşattılar. Bu durum Avrupalı devletlerin bu soykırıma göz yumduklarına en büyük kanıttır. Zaten, katliam yapanlar ve katliam yapanları yargılayan kişiler aynı olunca adalet beklemek son derece yersiz olurdu.

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.