Sırlarla Dolu Piri Reis Dünya Haritası

Sırlarla Dolu Piri Reis Dünya Haritası
Hepimizin bildiği gibi Piri Reis 1500’lü yıllarda yaşamış ünlü bir denizcidir. O yıllarda çizdiği dünya haritası ile ününe ün katmıştır. Bu haritanın bir kısmını eskiden kullanılan 10 Milyon Lira ya da güncel adıyla 10 Yeni Türk Lirası’nın arkasında bulunmaktaydı. Günümüzde uzaydan çekilen fotoğraflarla kıyaslandığında büyük benzerlik gösteren bu haritayı o günün şartlarında nasıl çizdiği hep merak konusu olmuştur. Özellikle haritasında kullandığı detaylar bugün bile pek çok bilim adamını şaşırtmaktadır. Piri Reis’in bu haritayı yaklaşık 5 yüz yıl önce çizdiğini bir kez daha tekrarlamak isteriz.
Piri Reis Dünya Haritası
Piri Reis acaba o günlerde nasıl bir teknoloji kullandı? Haritasındaki sadece uzaydan görülebilecek detaylara nasıl yer verdi? Tüm bu soruların cevabı merak konusudur.
Piri Reis’in çizdiği haritanın tamamı günümüzde bulunmamaktadır. Güney Amerika ve Batı Afrika çevrelerini içine alan bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Piri Reis, II. Bayezid’den aldığı emirle bu haritayı yapmaya başlar, ancak bir süre sonra padişah vefat eder. Bunun üzerine Piri Reis haritayı başa geçen ve o dönem Mısır seferine çıkan Yavuz Sultan Selim’e teslim etmiştir. Tarihler 1516-1517’yi göstermektedir. Maalesef o günden sonra haritanın ne olduğu, nasıl kullanıldığı, neden parçalara ayrıldığı tam olarak belli değildir, ancak haritanın Amerika kıtasını görebildiğimiz bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Günümüze ulaşan bu parçayı 1929 yılında Müzeler Müdürü Halil Ethem Bey tesadüf eseri ortaya çıkarmıştır. O yıllarda Topkapı Sarayı müze olarak ziyaretçilere açılmak üzereydi. Bu çalışmalar devam ederken sarayın Harem bölümünde haritaya rastlanmıştır. İlk bulunduğunda haritanın ekmek kırıntılarıyla dolu olması yemek yerken kullanıldığı, hatta bir sofra örtüsü gibi kullanıldığı izlenimini vermektedir. Bulunan harita Atatürk’ün isteğiyle derhal Ankara’ya gönderilmiş ve harita Ankara’da incelenmiştir.
Günümüze ulaşan kısmının özellikleri şöyledir; Piri Reis bu haritayı ceylan derisine çizmiştir. 90x65cm ölçülerindedir. Harita üzerinde haritayı yapan Piri Reis’in adı yazmaktadır. Haritayı Gelibolu’da 1513 senesi Muharrem ayında yaptığı harita üzerinde yazmaktadır. Haritaya baktığınızda haritada 9 gemi görürsünüz. Haritada insan ve hayvan figürleri bulunmaktadır. Haritanın görselliği oldukça yüksektir. Portekiz Kralı, Merrakuş ve Kine sultanlarına ait resimler, yedi papağan bu harita üzerinde yer alır. Bunlardan başka Afrika kıtası üzerinde fil, yılan, lama, öküz, 3 maymun ve kuzeyinde büyük bir balık şekli bulunmaktadır, harita dokuz değişik renk kullanılarak çizilmiş ve süslenmiştir. Üzerinde belli belirsiz bazı notlar da vardır. Hatta Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfettiği küçük yazılarla Piri Reis tarafından belirtilmiştir. Bu arada Kristof Kolomb konusu açılmışken şu ilginç bilgiyi söylemek isteriz. Günümüze Kristof Kolomb’a ait Amerika’nın keşfine ait hiçbir harita ulaşmamıştır. Fakat Piri Reis haritanın bir köşesine Kristof Kolomb’un haritasından faydalandığını yazmıştır. Hatta Piri Reis, Kitabı-ı Bahriye adlı eserinde amcası olan Kemal Reis’le birlikte bir deniz savaşı sonunda Kristof Kolomb’u esir aldıklarından bahseder. Kristof Kolomb’un haritası bu şekilde Piri Reis’in eline geçmiş olabilir. Paul Kahle adındaki bir araştırmacı bunu araştırmış ve Piri Reis’in Kolomb’un haritasını kullandığına dair kanı daha da artmıştır. Ancak Piri Reis’in haritasının gerçek, orijinal bir harita olduğu herkes tarafından kabul görmektedir.
Piri Reis, 1513 senesinde çizdiği bu haritada dikkat çekici önemli ayrıntılar da vardır. Örneğin Cebelitarık boğazını en ince ayrıntısına kadar çizmiştir. Boğazın daralan kısımları, derinliği bugün uydu görüntüleri sayesinde ancak tespit edilebilmekte ve tespit edilen uydu görüntüleriyle Piri Reis’in haritası nerdeyse birebir örtüşmektedir. Hatta Piri Reis haritasında Antartika Dağları’nın olduğunu göstermiştir. O yıllarda Antartika kıtası keşfedilmemişken bu kıtada yer alan dağları nasıl çizdiği gerçekten çok ilginçtir. Çünkü bu dağların varlığını, Amerikalı ve Rus bilim adamları ses yansıtıcı aletler kullanarak 1820 senesinde ancak keşfedebildiler. Bu konuda şu ayrıntı da dikkat çekicidir. Piri Reis sadece antartika kıtasını belirtmekle kalmamış, Güney Amerika’da yer alan Arjantin ile Antartika arasında suyun altından bir bağ olduğunu, bu iki kıtanın okyanusun altındaki dağlarla birleşik olduğunu ortaya koymuştur. Piri Reis’in bu bilgiyi hangi teknolojiyi kullanarak tespit ettiği büyük merak konusudur.
Piri Reis’in haritasında görülen başka bir ilginç bilgi de dünyanın merkezinin Mısır’da Kahire civarındaki bir yer olduğudur. Ünlü denizci, dünyanın merkezinin Kahire’deki bu yer olduğunu belirtmiştir. Bugün Amerika’nın yaptığı uzay araştırmalarında da bu bilgi doğrulanmıştır.
Günümüzde Piri Reis’in yaptığı bu haritayı konu alarak kitap yazan bazı yazarlar da bulunmaktadır. Tanrıların Arabaları kitabına göre Piri Reis dünya dışından gelen varlıklardan yardım almıştır. Elbette bu bilgi doğru değildir. Popüler kültürün etkisiyle yazılmış kitaplar gerçeği yansıtmaktan oldukça uzaktır.
Asıl cevap aradığımız soruya tekrar geri dönelim. Piri Reis bu haritayı nasıl çizdi? Bu konuda şu ayrıntılar da dikkate alınmalıdır. Eğer Piri Reis o dönem çizilen haritaların hepsini alıp sadece onlara bakarak bu haritayı çizseydi çizdiği harita bugünkü çizilen gerçek haritalara benzemezdi. Çünkü o günün haritaları genellikle gerçeğine uymayan, özensiz çizilmiş haritalardı. Piri Reis hangi haritanın tam olarak gerçeği yansıtacağını nereden bilecekti? Piri Reis tüm bu çizdiği yerleri gezip kendi çizmiştir desek bunun da imkansız olduğu hemen basit bir hesapla anlaşılmaktadır. Çünkü çizdiği yerleri o günün gemileriyle gezip görmesi yaklaşık 300 yılını alırdı. Zaten tarihi belgelerde böyle bir yolculuğa çıktığına dair bir bilgi yoktur.
Bu yazının sonunda anlamamız gereken şudur; Piri Reis bu haritayı büyük bir bilgi birikimi, araştırma, deneyim ve ustalıkla çizmiştir.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.