Osmanlı Devleti’nde Eğitim Alanındaki Yenilikler

Osmanlı Devleti’nde Eğitim Alanındaki Yenilikler
Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren eğitime önem verildi. Ancak Osmanlı’nın gerileme ve dağılma dönemlerinde eğitim alanında ciddi reformlar yapılması gerekti. Batı ülkelerinden geri kalmış olduğunu geç anlayan Osmanlı Devleti pek çok alanda yenilikler yaparken eğitim de bundan nasibini aldı. Darü’l Fünun Öncelikle Batı tarzı askeri amaçla açılan okullar, eğitim alanındaki yenilik hareketlerine öncülük etti. Öğrenciler, Batı tarzı askeri okullarda Fransızca ve İngilizce gibi yabancı diller ve yabancı öğretmenlerle eğitim aldılar. Avrupa’da gelişen pozitif bilimler bu okulların müfredatında yer aldı.
Eğitim alanındaki ilk ciddi yenilikler 2.Mahmut döneminde oldu. 2.Mahmut Harp Okulu olarak eğitim veren Mekteb-i Harbiye okulunu açtı. Ardından Askeri Tıp Okulu olarak faaliyet gösteren Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye okulunu açtı. 2.Mahmut döneminde kız ve erkek çocuklar için ilköğretimin zorunlu olması eğitim alanında yapılan esaslı ve modern bir değişiklik olmuştur. Mekteb-i Maarif-i Adliye adı verilen ilk rüştiye mektebi faaliyete geçti.
Tanzimat Fermanı’nın yayınlanmasının ardından eğitim alanındaki çalışmalar daha da arttı. Mustafa Reşit Paşa, Ahmet Cevdet Paşa gibi aydın kişiler ve devlet adamları eğitim sayesinde toplumun bilgi sahibi olabilmesi için çalışmalar yaptılar. Hatta bu kişiler devletin eğitim sayesinde yıkılmaktan kurtulabileceğini savundular.
Padişah Abdülmecit de eğitimin önemini bilenlerdendi. O yüzden, eğitim işini bir devlet görevi haline getirdi. 1846 yılında Mekâtib-i Umumiye Nezareti kuruldu. Kısa zamanda rüştiye tipindeki eğitim kurumlarının sayısı arttı. Ayrıca Abdülmecit döneminde mesleki eğitim veren okullar da hizmet vermeye başladı. Ziraat Okulları mesleki okullara öncülük etti.
1847 yılında çıkarılan Sıbyan Mektepleri Talimnamesi’ne göre öğrencilerin 4 yıl okula devamının zorunluluğu olduğu duyuruldu ve Avrupai tarzda ilköğretim okulları faaliyete başladı. İlköğretim çağındaki bir çocuk önce sıbyan mektebine ardından iptidai denilen ilkokullara sonra rüştiye adı verilen ortaokullara giderdi. İlköğretimin bu üç aşaması eğitimin en önemli bölümleriydi.
1848 yılında, Ahmet Cevdet Paşa’nın müdürü olduğu, Darü’l Muallim’in açılmasıyla rüştiyelerde görev yapacak öğretmenler eğitilmeye başlandı. Ahmet Cevdet Paşa’nın bu okulda yaptığı hizmetler daha sonraki yıllarda onun Maarif Nazırlığı görevine gelmesine katkı sağlamıştır. Ahmet Cevdet Paşa Darü’l Muallim’de modern eğitim programlarının uygulanmasına ve meslek derslerine önem verdi. Böylece öğretmenler daha çağdaş ve bilgili hale geldi. Darü’l Muallim’de yetişen pek çok öğretmen, ülkenin pek çok yerinde açılan rüştiyelerde göreve başladı. Mezun sayısı arttıkça açılan rüştiye sayısı da arttı. 1850’de, rüştiyeyi bitiren öğrencilerin gidebildiği yeni bir ortaöğretim kurumu olan Darü’l Maarif açıldı. Pozitif bilimleri öğretmek temel prensip haline geldi. 1851’de ders kitaplarını seçmek ve tercüme etmek amacıyla Encümen-i Daniş adıyla Osmanlı’nın ilk resmi bilim kurumu açıldı.
17 Mart 1856 tarihinde Maarif-i Umumiye Nezareti kurularak günümüzdeki Milli Eğitim Bakanlığı’nın temelini teşkil edecek olan bir nezaret oluşturuldu. Maarif-i Umumiye Nezareti bu tarihten sonra eğitim öğretim faaliyetlerini düzenlemekle görevlendirildi. Bu kurum, çıkardığı Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile 1869’dan itibaren köy ve mahallerde bir sıbyan mektebinin olması için çalışmalar yürüttü, ayrıca beş yüz haneden fazla olan kasabalarda erkek ve kız çocuklarının gidebileceği rüştiyeler ve ardından gidebilecekleri üç yıllık idadilerin de açılmasına karar verildi. Ancak idadilerin ülkeye yayılması için 2.Abdülhamit dönemine kadar beklemek gerekti. İdadilerin eğitim süreleri il ve ilçelere göre değişiklik gösteriyordu. Örneğin 1881’de il merkezlerindeki idadiler yedi yıllık iken ilçe merkezlerindeki idadiler beş yıllıktı. İdadiyi bitirenlerin gidebildiği ortaöğretimin son basamağı olan sultaniler açıldı. Bu okula örnek olarak 1868’de açılan Galatasaray Sultanisi gösterilebilir.
1859 yılında Mekteb-i Mülkiye-i Şahane’nin açılması ile iyi yetişmiş insan gücü karşılanmaya çalışıldı. Ayrıca öğrencilerin sınavla girebildiği Mekteb-i Mülkiye hizmet vermeye başladı. Osmanlı devlet politikaları, diplomasi ve siyaset üzerine eğitim veren bu okul günümüzdeki Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler fakültesinin temeli oluşturdu.
Günümüzde İstanbul Üniversitesi adıyla hizmet veren Darü’l Fünun 1870 yılından itibaren eğitim hayatına başladı. Pozitif bilimlerin okutulduğu Darü’l Fünun, halkı aydınlatan ve pozitif bilimleri tanıtan konferanslar tertip etti.
2.Abdülhamit döneminde mesleki ve teknik eğitim veren okulların açılması hızlandı. Bu dönemde kız ve erkek öğretmen yetiştiren okullar açıldı. Ayrıca Hukuk Mektebi, güzel sanatlar alanında hizmet veren Sanayi-i Nefise Mektebi, ekonomi konularında ders veren Maliye Mektebi ve Ticaret Mektebi, sağlık, tarım ve hayvancılık alanlarında mesleki eğitim veren Bağcılık ve Aşı Mektebi, Orman ve Maden Mektebi ve Baytar Mektebi açılan mesleki ve teknik okullar arasındadır. Bunlardan başka, dişçilik, demir yolu, ziraat ve telgraf alanlarında teknik eleman yetiştiren okullar da faaliyete geçti. Bu okulların açılması ile 19.yüzyılda modern ve pozitif bilimlerin okutulduğu, deney ve gözleme dayalı bir eğitim anlayışı benimsedi.

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.