Makine Gibi Yaşayan Robot İnsanlar

Makine Gibi Yaşayan Robot İnsanlar
Günümüzde insanlar teknolojide zirve yapıp pek çok yeni buluşu kullanırken uzaya seyahatler gerçekleştirip, internet sayesinde iletişim çağını yaşarken, diğer taraftan en yakınlarıyla bile iletişim kuramamaktan, haber alamamaktan şikayetçidir. Eskiden insanlar kitap okumak için zaman bulamamaktan şikayetçiydi. Bugün ise sohbetlerin azalmasından, birbirimizi arayıp sormamaktan, yabancılaşmadan, robot insan görünümüne bürünmeden şikayetçi.
Robot İnsanlar
Hızla sanayileşen toplumlarda insanlar hayatlarını genellikle evden işe, işten eve şeklinde tek düze olarak sürdürüyorlar. Günümüzde pek çok gelişmiş devlet, bu çalışma düzenini sorgulamaya, teknolojinin ve değişen dünya düzeninin insan sağlığını olumsuz etkilememesi için çalışmalar yapmaktadır. İnsanların ruh sağlığı her geçen gün bozulmaktadır. Bu durumdan gelecek nesillerin de etkilenmemesi için şimdiden önlemler alınmalıdır.
Sabah kalkar kalkmaz birbirimize günaydın demeden, elimizi yüzümüzü yıkamadan, tuvalet ihtiyacımızı gidermeden önce hemen, uyurken bile yanı başımızdan ayırmadığımız telefonlarımıza sarılıyoruz. Gün içinde ve yatıncaya kadar onu elimizden hiç bırakmıyoruz. Aslında iletişim kurmamız için icat edilen bu alet şimdilerde insanların iletişim kuramamasının en büyük sebebi. Bir robot gibi, makine gibi yaşıyoruz.
Günümüzde pek çok insan geçim sıkıntısı derdiyle karşı karşıya. İşini kaybetmemek için zor şartlarda sürekli çalışmakta. Özellikle büyük şehirlerdeki ulaşım problemi de buna eklenince insanlar evlerine sadece yatmaya gidiyorlar. Sabah saatin çalması ile birlikte yine doğru işe. Aynı bir iş makinesi gibi. Bu şekilde yaşayan insanlar üzerinde sürekli bir stres, korku ve öfke bulunuyor. Bu stres, korku ve öfke insanlar arası ilişkilerde ön plana çıkarken, kurulan iletişimin sağlıksız olmasına, toplumsal sorunların artmasına neden oluyor. Git gide insanların ve toplumun huzuru, ruh sağlığı bozuluyor. Çatışmalar, kavgalar her geçen gün artıyor.
Doğada büyük bir denge ve düzen vardır. Her şey uyum içindedir. Eğer insanlar bir düzen ve uyum içinde yaşayabilirlerse sahip oldukları enerjiyi toplumun yararı, medeniyetin gelişmesi için kullanabilirler. Eğer toplumun düzeni bozulursa yararlı işler yapabilecek insanoğlu bu sefer yanlış işlere yönelir. Enerjisini insanoğlunun zararına kullanır. Konuyu daha iyi anlamamız amacıyla atom bombası örneği verilebilir. İnsanlar nükleer enerjiyi iyi amaçlarla kullansalardı dünyada enerji sıkıntısı olmazdı. Ancak insanlara zarar vermek amacıyla kullandıkları için pek çok insan nükleer enerjiye sıcak bakmıyor. Toplumlar da böyle ve maalesef günümüz dünya düzeni “insan bombası” denen bir makine yaratıyor.
İnsanın kendini görüp anlaması için iletişim kurabileceği insanlara, dostlara ihtiyacı vardır. Çünkü insanlar sanki bir ayna gibi karşısındaki insanlara bakarak kendini tanıma ve anlama fırsatı bulur. Yaptığı davranışların karşısındakilerde yarattığı etkiyi yorumlar ve kendini böylece daha iyi tanır. Doğada tek başına yaşayan kişi insani özelliklere sahip olamaz. Çünkü insan, diğer insanlarla iletişim kurarak büyüyen ve bu sayede insani duyguları gelişen toplumsal bir varlıktır.
Sürekli bizi aynı gösteren aynalara bakarsak o zaman gerçek görüntüyü elde edemeyiz. Farklı dostlar, arkadaşlar, kişilikler bizi daha da geliştir. Eğer bir makine gibi yaşamak istemiyorsak boş zamanlarımızı diğer insanlarla sohbet ederek, beraber bir şeyler yaparak, onlarla iletişim kurarak geçirebiliriz. Sıkıntılarını, üzüntülerini, dertlerini başkalarıyla paylaşmayan insan bir su girdabına kapılan insanla aynıdır. Böyle insanlar su girdabında kaybolup gitmeye mahkumdur. Neşesini, sevincini paylaşan insanlar da güneş gibidir. Battı, bitti derken ertesi gün yeniden doğarlar.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.