Koronavirüs İle Değişen Hayat

Koronavirüs İle Değişen Hayat
2019 yılının son aylarında önce Çin, daha sonra dünyanın neredeyse tüm ülkelerine yayılan Covid-19 (Corona virüs) hastalığı insanların hayatı pek çok yönüyle etkiledi. Dünyada sağlık sorunları en üst düzeye çıkarken eğitim, sanayi, ticaret, ulaşım, tarım ve turizm gibi pek çok alanda hizmet aksamaları yaşandı ve ayrıca hayatımız kısıtlandı. İnsanlar sokağa çıkma yasakları ve karantinalarla iç içe bir yaşam sürmenin nasıl bir şey olduğunu öğrendi. İnsanlar hayat akışını ve günlük rutinlerini korona virüs hastalığı yüzünden değiştirmek zorunda kaldı. Bu değişikliğin dünyada hemen herkesi etkilemesi sorunun ne derece büyük ve önemli olduğunu ortaya koyuyor. Koronavirüs Peki bundan sonra insanları nasıl bir dünya bekliyor, hayatımızda neler değişecek ya da bu değişikliklerden hangileri kalıcı olacak?
Koronavirüs hastalığı olmaz denileni ya da insanların film senaryolarında gördüğü felaketi meydana getirdi. İnsanlar sanki yüzlerine sert bir tokat vurulmuş gibi derin uykularından uyanarak gerçekle yüzleştiler. 2020 yılına gelindiğinde insanlar teknolojik ürünler sayesinde artık yenilmez olduklarını düşünüyorlardı. Hemen herkese göre insanlığın sahip olduğu medeniyet pek çok zorluğu aşabilecek düzeydeydi. Kendilerini her alanda medeni ve ileri gören batılı ülkeler sadece ekonomik çıkarlar uğruna mücadele ediyorlardı. Ancak korona virüs salgını insanlara en önemli şeyin sağlık olduğunu bir kez daha hatırlattı. Sadece biz değil, dünyada bizden başka insanların, ülkelerin olduğunu hatırlattı, birlik ve beraberliğin önemini, insanoğlunun birlikte aynı gemide olduğunu, küresel sorunların birlikte mücadele ederek aşılabileceğini hatırlattı, yaşanabilecek bir pandemiye karşı farkındalık yarattı aslında bu hastalık insanı ve insan olmayı baştan yarattı.
Korona virüs pandemi sürecinde sokağa çıkma yasakları ile evlere tıkılan insanlar daha önce pek değer vermedikleri aktivitelerin ne kadar değerli olduğunu anlama fırsatı buldu. Sokağa çıkıp dolaşmak, yürüyüş yapmak, bir kafede oturup çay, kahve içmek, denize karşı bir bankta oturmak, arkadaşlarımızla buluşup sohbet etmek ve bunun gibi saymakla bitmeyecek aktiviteler kıymete binerek önemi anlaşıldı. Korona virüs salgını sayesinde, insanlar kaybettikleri şeylerin değerini sonradan anlıyorlar, tezi bir kez daha kanıtlanmış oldu. Gelecek ile ilgili sürekli planlar yapan, hayatın içinde kaybolup giden insanlar şöyle bir durup kafasını kaldırdı ve yaşanılan anın her şeyden değerli olduğunu anladı.
Korona virüs pandemisi ben değil, biz kavramının esas alındığı bir dünya düzenin olması gerektiğini, ülkelerin ne kadar güçlü olsa bile birbirlerine muhtaç olduğunu öğretti. Egoistliği tavan yapmış, bencilce hareket eden insanların dünyada kendilerinden başka insanlar olduğunu ve onlara muhtaç olduğunu anlamalarına neden oldu. Daha önceden zaten dünyanın başına dert olan terör, açlık, savaş gibi sorunların gerçekten evrensel bir sorun olduğunu, sadece bir devletin, ırkın, bir bölgenin sorunu olmadığını, küresel sorunların ayrı kıtalar ve ülkelerde yaşasak da her insanı nasıl etkileyebileceğini insanlığa göstermiş oldu. Tabi bu felaketten de ders çıkarmazsak işte o zaman sonumuz yakın.
Küresel sorunların farkında olmak, sorunlara karşı duyarlı olmak insan yaşamın devamı için son derece önemlidir. Koronavirüs hastalığı temizlik ve hijyenin önemini bizlere bir kez daha hatırlattı. Hatta bazı temizlik alışkanlıklarımızı değiştirdi. Sürekli el yıkayan, maske ve eldiven takan, yanında dezenfektan malzemeleri taşıyan insanlar haline geldik. Önemsenmeyen bazı hastalıklar virüsle mücadele esnasında sorun yaratmasın diye insanlar tarafından daha ciddiye alındı. Her gün avmlerden, restorant ve kafelerden çıkmayan insanlar yaşam şekillerini değiştirmek zorunda kaldı. Hayatın evde nasıl devam ettirilebileceği ve evde vakit geçirmek için neler yapılabileceği konusunda insanları çeşitli yaratıcı faaliyetlere itti. Aile kavramının önemi en üst seviyeye çıktı. Böyle bir süreci evde tek başına geçirmek zorunda olduğunuzu düşünsenize. Ancak maalesef sürekli evde kalmak bazı fiziksel ve ruhsal sorunlara da yol açtı. Dört duvar arasında kapalı kalmak, her gün bir önceki günün aynısını yaşamak insan psikolojini içten içe kemiriyor.
Yaşanılan salgın hastalığa kısa süre içinde net bir çözüm bulunması zor görünüyor. Ancak insanlar bazı olumlu veriler nedeniyle normalleşme adımları atmaya başladı. Hiç şüphesiz eski yaşamımıza ve normale hayata dönmek çok kolay olmayacak ve hastalık öncesi alıştığımız normali uzun bir süre yaşayamayacağız. İnsanlar toplu yerlerde olmaktan kaçınacak, sosyal hayat geri plana itilecek, seyircili futbol maçları, kalabalık tören, eğlence ve etkinlikler uzun bir süre olmayacak. Sosyal mesafe sokaktaki insanın teyakkuzda olduğu bir konu olacak. Sarılmalar, öpüşmeler akraba ziyaretleri hep geri planda kalacak, aileler çocuklarının dışarıda vakit geçirmelerine daha az izin verecek, okullarda öğrenciler birbirlerine mesafeli duracak ve insanlar farklı bir normale alışacak. Silaha ve ticarete yatırım yapan devletler bundan böyle daha çok sağlık alanında çalışmalar yapacak. Çünkü insanlar hayatın pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bir nefes sıhhatin kıymetini anladı. Bu hastalık dünyadaki devletlerin daha içine kapanık yaşamalarına neden olacak, ülkeler arası hatta ülke içindeki seyahatler uzun sürü en asgari düzeyde olacak. Tabi bu durum seyahat özgürlüğümüzün tıbbi zorunluluktan kısıtlanması anlamına geliyor. Bu nedenle insanlar yaşamak için bazı lüks ve özgürlüklerinden taviz vermek zorunda kalacak.
Sonuç olarak korona virüs hastalığı hayatın, hayatta sahip olduğumuz, günlük hayatta pek değer vermediğimiz şeylerin değerini bizlere hatırlattı. Yardımseverliğin, arkadaşlığın, insan olmanın önemini ve sorunları hep birlikte aşılabileceğini herkese gösterdi. Umarım insanlık, bu salgından bir ders çıkarır ve daha önce yaptığı hataları tekrarlamaz.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.