Kara Fatma Kimdir?

Kara Fatma Kimdir?
Kara Fatma, Kurtuluş Savaşı yıllarında gösterdiği başarılar, dillere destan olmuş kadın kahramanlarımızdan biridir. 1.Dünya savaşından sonra yurdumuzun işgal edilmesinden sonra, Mustafa Kemal önderliğinde başlayan Milli Mücadele’de, kadını erkeğiyle gösterilen ölümüne direniş içerisinde, adını minnetle anacağımız vatanseverler arasında İstiklal Madalyalı, Kara Fatma ön sıralarda yer alıyor.
Tarihimizde kati surette unutulmaması gereken olaylardan biri olan Kurtuluş Savaşı’nın üzerinden çok geçmemesine rağmen Kara Fatma gibi karakterleri maalesef unuttuk, hatta yeni nesil, bu kişileri hiç tanımıyor bile. kara fatma seher Evlerimizde dolaşan bazı cins böceklere de maalesef kara fatma diyoruz. Böylesine vatansever bir kadının giydiği kara çarşaftan etkilenerek, onun adını, rengi siyah diye bir böceğe vermek hiç de doğru değil. Kara Fatma, o dönemin çarşaf giyen Osmanlı kadınları gibi kara çarşaf giyiyordu. Bu sayede tanınmadan gizli bir şekilde seyahat edebiliyordu. O yüzden ona Kara Fatma denilmektedir ve ona Kara Fatma diye hitap eden ilk kişi Sivas’taki görüşmeleri sırasında Mustafa Kemal olmuştur.
Gerçek adı Fatma Seher olan Kara Fatma, 1888 senesinde Erzurum‘da dünyaya geldi. Babasının ismi Yusuf Ağa olan Kara Fatma’nın kocasının ismi Derviş Bey’dir. Derviş Bey, binbaşı olarak görev yapmış bir askerdir. Kara Fatma, eşiyle beraber Balkan savaşlarında Osmanlı için mücadele etmişti. Türk milleti için her zaman göreve hazır olan Kara Fatma, kendi ailesinden oluşturduğu on kişilik kadın grubuyla 1.Dünya savaşında da yararlılık göstermiştir. Mondros ateşkesinden sonra eşi Derviş Bey’in savaşta öldüğünün anlaşılması üzerine memleketi Erzurum’a dönmüştür. Kurtuluş Savaşı’nın hazırlık döneminde düzenlenen Sivas Kongresi’ne katılan Fatma Seher Hanım, burada Mustafa Kemal ile görüşerek ondan görev istemiştir.
Fatma Seher Hanım o günlerde yaşadıklarını 1944 senesinde kendisi ile yapılan bir röportajda şöyle anlatmıştır.
– M. Kemal Atatürk’ün Sivas’ta kurtuluş için harekete geçtiğini öğrendiğim anki mutluluğu anlatamam, bu haberi alır almaz hemen Sivas’a gitmek için hazırlığa başladım. İlk olarak Gülcemal Vapuru ile Samsun’a ulaştıktan sonra Sivas’a doğru yola koyuldum. Mustafa Kemal’i görmek hiç de kolay olmadı. Üç gün kıyafet değiştirerek takip ettim, fırsat kolladım ve neticesinde bir öğle yemeğine gittiği sırada yolda yakalayıp konuşma fırsatı buldum. Üzerimde kara çarşaf ve yüzümde de bir peçe vardı, “önemli bir mesele görüşecektim” deyince biraz sert bir şekilde ne görüşeceğimi sordular. Bu sertlik beni yıldırmadı, içimdeki vatan aşkının verdiği güçle hemen başladım konuşmaya. İstanbul’dan uzun bir yolculuktan sonra geldiğimi, amacımın bir kaç dakika da olsa Mustafa Kemal’le konuşmak olduğunu söyledim. Ricam cevap buldu ve yakındaki bir lokantaya davet edildim.
Yapılan bu görüşme sırasında Mustafa Kemal, Kara Fatma’ya silah kullanma ve ata binme becerisi ile savaştan korkup korkmadığını sordu ve neler yapabileceği hakkında bilgi aldı. Mustafa Kemal verilen cevaplara sevindi ve Kara Fatma’ya “keşke bütün kadınlar senin gibi olsa” dedi. Kara Fatma’nın istekli tavrı üzerine Mustafa Kemal bir kağıda not yazdı. Ona bu notu vererek İstanbul’a gidip işe başlamasını ve verdiği görevi yerine getirmesini istedi. Bunun üzerine Kara Fatma, verilen görevi yerine için hemen İstanbul’a doğru yola çıktı. Fatma Seher Hanım İstanbul’dayken İzmit’in işgal edildiğini öğrendi. Bunun üzerine kardeşi ile birlikte vatansever kişilerden oluşan bir çete kurarak İzmit’i savunmak için buraya gitti. Şehrin yakınında bulunan Paşaköyü’nü merkez seçen Kara Fatma ve çetesi, burada bulunan halkı teşkilatlandırdıktan sonra Yunanlılarla uzun süre mücadele etti. Bu civarda, bölgeye hakim olmak isteyen Rum çetelerine karşı başarılar kazandı ve Rum ve Ermenilerin bölgedeki faaliyetlerini engelledi. Bu mücadeleler 28 Haziran 1921 tarihinde sonuç verdi ve İzmit düşmandan kurtarıldı. İzmit’te Rumlarla yapılan bu mücadelelerde Fatma Seher Hanım’ın kızı da annesi gibi düşmanla yapılan savaşta görev almış ve sağ elini kaybetmiştir. Ama buna rağmen savaşın ilerleyen dönemlerinde annesinden silah isteyerek sağ elim yok ama sol elim var, onunla ateş edebilirim diyerek vatan için annesi gibi elinden geleni ardına koymayacağını göstermiştir. İzmit’in düşmandan kurtarılmasının ardından Fatma Seher Hanım, ailesiyle birlikte İzmit’te yaşadı.
Kurtuluş savaşının en zorlu günlerinde üzerine düşen vazifeleri gözünü kırpmadan yerine getiren Kara Fatma, Sakarya Meydan Savaşı ve ardından Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde de görev aldı. Gösterdiği başarılar sebebiyle Üsteğmenlik rütbesine kadar yükseldi. Fatma Seher Hanım, cumhuriyetin ilanından sonra Erden soyadını aldı, İstanbul’da yaşadı ve 1955’te burada vefat etti.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.