Hamsilos Koyu ve Erfelek Şelaleleri

Hamsilos Koyu ve Erfelek Şelaleleri
Sinop ilimiz Karadeniz bölgesinde, yurdumuzun en kuzeyinde bulunan şirin bir şehrimiz. Bugün sizlere Sinop merkeze çok yakın olan Hamsilos Koyu ve Erfelek Şelaleleri‘ne yaptığımız gezi anılarımı paylaşacağım.
Bu gezimiz diğer gezilerimizden farklı olarak için çadır kampı bulunan bir gezi olacak.
Erfelek Şelaleleri ve Hamsilos Koyu’na ait daha önceden pek çok resim gördüm. Hepsi gerçekten, insanı etkileyen bir güzelliğe sahipti. O yüzden yola çıkmadan önce bir kaç kez fotoğraf makinesini alıp almadığımı kontrol ettim. Gider gitmez doğa harikası yerleri fotoğraflamak için sabırsızlanıyordum. Tabiki kamp kuracağımız için gerekli kamp malzemelerini almayı unutmadık. Hedefimiz ilk olarak Sinop merkeze çok yakın olan Martı kampı idi. Akşam üzeri Sinop’a varıyoruz ve çok fazla oyalanmadan birşeyler yiyip eksiklerimizi tamamladıktan sonra doğruca kamp kuracağımız yere hareket ediyoruz. Amacımız güneş batmadan çadırımızı kurmak, çevreyi tanımak ve gece yakacağımız ateş için malzeme toplamak.
Martı kamp alanına varır varmaz hemen çadırımızı kuruyoruz. Kamp alanı denize sıfır bir yer. Bu yorucu günün ardından denize girmek vardı ya, aylardan mayıs olduğu için neyse deyip bu isteğimizi başka bir zamana bırakıyoruz. Kamp kurulan yerler çimenlik bir alan, karavanlar için de ayrı bir yer var, ben beğendim. Özellikle temmuz, ağustos aylarında deniz tutkunlarının uzun süre kalabileceği bir yer. Akşam yakacağımız ateş için bize odun vermeleri bizi mutlu etti, herkes istediği kadar odun aldı. Kamp alanının etrafı çevrili güvenli bir yer, tuvalet ve duş gayet iyi, duşlarda sıcak su imkanı sunmaları hoşumuza gitti. Fiyatı her yıl artıyormuş o yüzden gitmeden önce siz bir araştırın derim.
Akşam olunca yakılan ateşin başında sohbet etmek de bir hayli keyifli, yıldızlar ne kadar da parlak gözüküyor. Mayıs sonundayız ama hava buralarda hala geceleri serin. Sohbeti çok fazla uzatmadan yatıyoruz, sabah erkenden kalkıp gezi planımızı uygulayacağız.
Sabah 8 civarı kalktık, zaten güneş yükselmeye başlayınca çadırda uyumak biraz zor ama gece çok soğuk değildi, temiz hava içinde uyumak güzeldi. Etrafı gündüz gözüyle bir kez daha inceleyip bir kaç kare fotoğraf çektim.
Biz kahvaltı için hazırlığımızı gelmeden yapmıştık. Piknik tüpü, tava, yumurta, zeytin, peynir hatta arkadaşımızın süpriz olarak son anda ortaya çıkardığı sucuk bile vardı. Güne güzel bir kahvaltıyla başladık, artan çayı termosa doldurdum, mola yerlerinde iyi gider diye düşündüm. Malzemeleri arabaya yerleştirdikten sonra yola koyulduk. İlk olarak Akliman denilen yere doğru hareket ettik. sinop akliman Kısa bir yolculuktan sonra Akliman Tabiat parkına vardık. Burası sahilde doğal, küçük bir yer, tabiat parkı olarak neden durumun resmileştiğini düşünürken kapıda giriş için ücret istendiğinde bunu anladım. Böyle yerlere giriş için insanlardan neden para isteniyor? Gelmişken girdik, burası günü birlik kamp yapılabilecek bir alan ama kalabalık. Bu şirin koyun yanında ormanlık alan var, zaten o yüzden buraya tabiat parkı deniliyormuş. Kısa bir sahil gezisi ve Akliman manzarasını içine alan fotoğraf çekmeyi ihmal etmedik. Burada limanda, dalgakırana bitişik olan, üzerinde bir fener bulunan minik bir ada var. Yalnız herşey bir yana deniz bir harika, cam gibi denizi görünce yazın gelmediğimize ve bu güzelim denize giremediğimize bir kez daha üzülüyorum.
Fazla oyalanmadan yola devam edip Hamsilos’a ulaşıyoruz. Sinop Hamsilos Burayı görmek için para isteyen olmadı ama yakında burası için de bir şey bulurlar.
Hamsilos dediğimiz yer şöyle; Deniz, zigzaglar çizerek ormanlık kara parçasının içine sokulmuş, etraftaki ormanlarla birlikte deniz kucaklaşmış ve gerçekten görülesi bir yer yaratmış şeklinde manzarayı özetleyebiliriz. Burası hakkında yaptığım araştırma sonucunda Hamsilos’un ülkemizdeki tek fiyort olduğunu öğreniyorum. Çevrede yürüyüş yapılabilir. Sabah yanımıza aldığımız çayı burada içiyor ce burada biraz kalıyoruz, ardından tekrar toparlanıp Erfelek Şelalelerine hareket ediyoruz. Hamsilos’un yakınında Türkiye’nin en kuzey ucu olan İnce Burun var. Bizim vaktimiz dar olduğu için gitmiyoruz ama gidenler yeşilliklerle dolu, deniz feneri bulunan güzel bir yer olduğunu söyledi.
Bize Erfelek Şelaleleri daha heyecanlı geldiği için vakit kaybetmeden gezimize devam ediyoruz. sinop erfelek Yeşil doğanın arasında bir yolculuktan sonra şelalelere vardık, giriş yine ücretli.
Erfelek Şelaleleri bir dağ yamacında bulunan, aşağıya doğru adım adım çok sayıda şelalelerden oluşan bir yer. Buraya gelince ilk olarak dağ yamacının en altında bulunan büyükçe bir şelalenin oluşturduğu gölü görerek gezimize başlıyoruz. Daha sonra bu gölün yanından, dağ yamacını tırmanarak, yamacın yukarılarında bulunan diğer şelaleleri görmek için harekete geçiyoruz. Bir şelalenin ardından, iplere tutunarak, bir üst şelalenin bulunduğu alana tırmanıyoruz. Aslında küçük bir dağcılık organizasyonu gerçekleştiriyoruz. Çocuklu aileler için şelaleleri tırmanmak zor olabilir. Bir saati geçen bir süre içinde sanırım sayısı yirmiyi geçen şelale görüp dağın üst kısımlarına tırmandık. Tırmandığımız yer yemyeşil ormanlar içinde bir yer. Sanki Amazon ormanlarında geçen bir film içindeyiz. Burada sayısız fotoğraf çektik, biraz dinlendik, ardından başladığımız alt noktaya dönmek için patika yolu kullanarak aşağıya indik. Yorucu fakat çok eğlenceli bir geziydi, herkese tavsiye ederim.
Benim Hamsilos Koyu ve Erfelek Şelaleleri hakkında anlatacaklarım bu kadar, umarım beğenmişsinizdir.

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.