Gakkoş Diyarı Elazığ – Harput

Gakkoş Diyarı Elazığ
Elazığ insanını çok iyi tanımlayacak şekilde, manevi duyguyu ön planda tutan, efendi, mert, sözünü tutan, namuslu, geleneğine bağlı, kardeş, ağabey gibi anlamlar taşıyor.
harput kalesi
Kentin geçmişi, günümüzden tam 4 bin yıl önceye dayanıyor. Urartular, Hititler, Romalılar, Bizans, Selçuklu, Osmanlı İmparatorluğu uygarlıklarının mirasını barındıran kent, tarihi Harput Kalesi’nin eteğine kurulmuş. Elazığ kültürel ve tarihi değerlerinin yanı sıra turistik değerleriyle de öne çıkıyor. Kent merkezine 25 km uzaklıktaki “Gölcük” adıyla da bilinen Hazar Gölü, tertemiz berrak suyu, kıyılarında yer alan 10 plajı ve konaklama imkanlarıyla bölgenin tatil beldesi olarak işlev görüyor. Mavinin ve yeşilin her tonunu bulacağınız halka açık plajları ve içinde yer alan batık kenti ile Hazar Gölü, mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.
Jeomorfolojik özelliğiyle ilgi çeken Buzluk Mağarası ise Türkiye’de turizme açılmış 10 mağaradan biri. Mağara, yaz aylarında serin kış aylarında ise sıcak olması nedeniyle her mevsim ziyaretçi çekiyor. Eşsiz doğası ve birbirinden lezzetli balık çeşitleriyle konuklarını bekleyen diğer bir yer olan Çır Çır Şelalesi’nin güzel manzarasına karşı, çedene kahvesini içmenin keyfi ise bir başka.
Termal turizm merkezi haline gelen kent, kaplıcaları ve içmeleriyle tam bir şifa cennetine dönüşmüş durumda. En ünlü kaplıcası ise Golan. Kış sporu meraklıları için de önemli bir alternatif olan Elazığ, Hazarbaba’da bulunan kayak merkeziyle aralık ve mart ayları arasında kış sporu meraklılarına farklı bir alternatif sunar.
Elazığ’da tarım ve hayvancılık yoğunlukta. Organize Sanayi Bölgesi’nde orta ölçekte sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Elazığ ekonomisinin en önemli faktörlerinden biri de gurbetteki yurttaşlarımız. Elazığ’da neredeyse her ailenin, Avrupa’da yaşayan bir yakını vardır. Bunların çoğunun da yurtdışında ekonomik durumu iyidir. Aralarında birçoğu Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkelerde kendi işini kurmuştur. İşte bu Elazığlı gurbetçiler, memleketlerine sürekli para gönderirler. Tarla, arsa alırlar, inşaat yaparlar, iş kurarlar. Onların gönderdiği para Elazığ ekonomisine büyük katkı sağlıyor.

HARPUT AÇIK HAVA MÜZESİ
Söz konusu Elazığ ise Harput’a özel bir sayfa açmak gerekiyor. Harput ile ilgili ilk yazılı belge Milat’tan önce 2 binli yıllara kadar uzanır. Her medeniyetin kendine özgü izler bıraktığı antik bir şehir olan Harput, bir açık hava müzesinden farksızdır. Belek Gazi Destanı’nın baş rolünde yer alan Artuklular döneminde yetişmiş ünlü ordu komutanı Belek Gazi’ye ait şaha kalkmış heykel, Harput’u ziyaret edenlerin görmesini tavsiye ettiğimiz eserlerdendir. Bugün bile tarihi heybetiyle ayakta duran Harput Kalesi Urartu döneminin izlerini günümüze yansıtır. 12’nci asırda Artuklu hükümdarı tarafından inşa edilen eğri minaresi ile dikkat çeken Ulu Camii ise Anadolu’nun en eski ve önemli eserlerinden biri olarak gösterilebilir..

YAPMADAN DÖNME
Misafirperver bir şehir olan Elazığ’dan aşağıda sayacağımız aktiviteleri yapmadan ayrılmayın. Geçmişten derin izler taşıyan, tarih kokan Harput açık hava müzesini ziyaret etmeden, devasa insan yapısı Keban Barajı’na gitmeden, bölge insanın deniz özlemini gideren Hazar Gölü’nde yüzmeden, Karakoçan’da bulunan Golan Kaplıcaları’na girip şifa bulmadan, evrensel bir ilgiye sahip “Çayda Çıra Oyununu” (Mumlu Dans) ve Kürsübaşı gösterilerini izlemeden, Çedene kahvesi içmeden, Orcik, Ağın leblebisini yemeden, yöreye özgü oyalı yazma ve sekiz köşeli şapkayı almadan, Elazığ yöresine özgü enfes yemekleri tatmadan asla geri dönmeyin.

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.