Dağlık Karabağ Sorunu’nun Dünü ve Bugünü

Dağlık Karabağ Sorunu’nun Dünü ve Bugünü
Dağlık Karabağ sorunu Sovyetler Birliği’nin dağılma süreciyle alevlenen ve günümüzde Kafkasları etkileyen önemli bir meseledir. Ermenistan Sovyetlerin dağılmasını fırsat bilerek bölgedeki otorite boşluğundan yola çıkarak Dağlık Karabağ’ın da bulunduğu Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisini işgal etmiştir. İki ülke arasındaki sorununun büyümesi üzerine 1994’ün ilk aylarında Rusya’nın araya girmesiyle ateşkes antlaşması yapılmış ancak bugüne gelinceye kadar zaman zaman ateşkes bozulmuş ve Dağlık Karabağ Sorunu nihai çözüme kavuşmamıştır.
Bu kısa bilginin ardından konumuzu biraz daha derinleştirelim. Soğuk savaş döneminin bitimiyle birlikte Sovyetler Birliği dağıldı. Futbol Sevgisi 1991 senesinde Kafkasya‘nın güneyindeki cumhuriyetler bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ancak kendi sınırını genişletmek isteyen Ermenistan Azerbaycan’a ait 7 yerleşim yerini kanlı olaylar neticesinde işgal etti. Ermenilerin silahlı müdahalesi Azeri topraklarının yüzde yirmisini alıncaya kadar devam etti. Savaşı tetikleyen asıl sebep 20 Şubat 1988’de Dağlık Karabağ yerel konseyindeki 110 üyenin Ermenistan’a katılma kararıdır. Bunun üzerine iki ülke arasındaki sorun tırmanmış Ermeniler kendi ülkelerindeki Azerileri kovmuş Azerbaycan’ın Sumgayıt bölgesindeki Ermeniler de kendi ülkelerine gitmeye zorlanmıştır. 1990 yılında çatışmaların artması üzerine uluslararası kuruluşlar ve devletler sorunun çözümüne katkıda bulunmaya çalışmıştır. 1994 yılında Rusya’nın öncülüğünde imzalanan ateşkes antlaşması tam olarak başarı sağlayamamış iki ülke arasındaki soğuk savaş dönemi bazen sıcak çatışmaya dönüşmüştür.
Dağlık Karabağ sorununun nedenlerinden biri de Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bölgede batılı devletlerin egemenlik kurma istekleridir. Rusya, kendisinden ayrılan bu topraklar üzerindeki etkisini kaybetmemek Nato ve ABD’yi saf dışı bırakmak için Ermenistan’ı desteklemektedir. Ermenistan’a silah ve cephane satmaktadır. Bölgedeki petrol ve doğalgaz yatakları üzerinde söz sahibi olma arzusu Rusya gibi Amerika ve İran’ı da soruna ilgi duymaya inmiştir. Nato üyesi olan Türkiye, tarihi ve kültürel bağları olan Azerbaycan tarafında yer almaktadır. Türkiye, Ermenistan ile sınırlarını kapalı tutup ikili ilişkileri en aza indirmiştir. Türkiye dost ve kardeş gördüğü Azerbaycan’a maddi ve manevi desteğini sürdürmeye devam etmektedir. Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin günümüzde bozuk olmasının bir diğer nedeni de 1915 olaylarını Ermenilerin yanlış ve taraflı olarak dünyaya anlatmaları, Türkleri asılsız iddialarla soykırım yapmakla suçlamalarıdır. Ermenistan nüfusunun önemli bir bölümü yurt dışında bulunmaktadır. Çünkü Ermenistan’da ne tarım ne de yeraltı kaynakları yeterli değildir. Hatta Ermenistan’ın işgalden sonra Dağlık Karabağ’a yerleştirdiği Ermeniler bile yerlerini terketmişler ve nüfus olarak bölgenin bazı yerleri terk edilmiş bir görünüme kavuşmuştur. Ermenistan’a ve Türkiye’ye komşu olan Gürcistan ise her ne kadar güçlü bir idari ve ekonomik yapıda olmasa da Dağlık Karabağ sorununda Türkiye ve batılı devletler tarafında yer almaktadır. Bu nedenle Rusya, siyasi yönden Gürcistan’ı zorlamaktadır.
Ermenistan 1915 olaylarında tarihsel ve milli kökenden dolayı Azerileri de düşman olarak görmektedir. Sovyetlerin dağılmasıyla iki ülkede de milliyetçi yönetim anlayışının başa gelmesi Dağlık Karabağ sorununun çıkmasında etkili olmuştur. Gorbaçov’un, 1988 yılında cereyan eden ilk olayların yatışması için gösterdiği çabalardan olumlu bir sonuç çıkmamıştır. Ermeniler 1989’da Bakü-Nahçıvan demiryoluna saldırı düzenlemişler ve bunun üzerine olaylar alevlenmiştir. Bu olaydan sonra 1990 yılında yaşanan çatışma ve gergin ortamı dindirmek amacıyla Rus lider Boris Yeltsin ve Kazak lider Nazarbayev arabuluculuk yaparak Azeri lider Muttalibov ve Ermeni lider Petrosyan’ı anlaşma masasına oturtmayı başarmıştır. Fakat 1992 yılının Ocak ayında gazetecileri taşıyan helikopterin düşmesiyle ilişkiler yeniden gerginleşmiştir. Ardından İran’ın girişimi ile yeniden anlaşma sağlanmıştır. Bu anlaşmanın hemen akabinde Rus yönetiminin yaptığı kışkırtmalar nedeniyle Ermeniler Nahçıvan, Laçin ve Şuşa bölgelerine saldırmaları ateşkesi sona erdirmiştir. Türkiye ve ABD’nin araya girmesiyle 25 Mart 1992 tarihinde açıklanan Ankara planına göre Ermenistan Karabağ ve Laçin koridorunu alırken Azerbaycan Zengezur bölgesini almıştır. Buna göre Türkiye ile Azerbaycan kara komşusu olmuş, İran ve Ermenistan arasındaki kara sınırı ortadan kalkmıştır. Ancak bu plan da uygulanamamıştır.
1992-93 yıllarında Minsk Planı, Birleşmiş Milletler’in çabası ve aldığı kararlar, Rusya, ABD gibi diğer ülkelerin ortaya koyduğu planlar barışa ve sorunun çözümüne derman olamamıştır. Aksine sorunun çözümünü diğer devletler daha karmaşık hale getirmiş ve çıkmaza sokmuştur. Sorunu halletmek isteyen ülkelerin çözüm planlarını kendi çıkarları doğrultusunda yapmaları ve ortaya atılan planların diğer devletleri memnun etmemesi sorunun çözümü önündeki en büyük engeldir. Ermeni işgalinin devam etmesi pek çok Azeriyi göçe zorlamış ve mülteci durumuna düşürmüştür. Yakın bir gelecekte de sorunun kesin çözümü mümkün gözükmemektedir.

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.