CD ve DVD Teknolojileri

CD ve DVD Teknolojileri
Televizyonun icat edenin John Logie Baird olduğunu sanırım bilmeyen yoktur. 1826 yılında icat edilen televizyon hayatımızda vazgeçilmez eğlence araçlarından biridir. İşte televizyonu icat eden John Logie Baird görüntüyü kaydetmek amacıyla balmumundan disk şeklinde bir aygıt yaptı. CD DVD 25 santimetre çapında olan bu aygıtın patentini almayı ihmal etmeyen Baird, bu yeni aygıtın yapımında gramofonlardan esinlendi. Logie Baird’in icadından 46 yıl sonra Philips şirketi bir diskin üzerine görüntü kaydetmek için tekrar harekete geçti ve Baird’den yıllar sonra 1972 yılında yeni bir aygıtın icadına imza attı. 1980 yılında Amerika’da piyasaya sürülen ürünün Avrupa’da satılması iki yıl sonra oldu. 1982 yılında Philips ve Sony şirketlerinin birlikte yürüttüğü çalışma neticesinde CD denilen aygıt satışa çıktı.
Cd hakkında çalışma yürüten diğer bir mucit James T. Russell’dır. Lazer okuyuculu videodisk ve CD, onun icat ettiği optik diskten faydalanılarak yapılmıştır. Russell, plak severlerin oldukça ilgisini çekmiştir. Çünkü plakları okuyan aygıtların iğneleri bir süre sonra plakların çizilmesine yol açıyordu. Bunun üzerine Russell, disk üzerine yazılan bilginin lazerle okunmasını sağlayan bir fikir ileri sürerek bunun patentini almayı başarmıştır.
Russel’in amacı sadece bilgiyi kaydetmekti ancak Philips şirketi bu fikri biraz daha ileri götürerek videoları da disk üzerine kaydetmeyi gerçekleştirdi. Takvimler 1969’u gösterirken Klaas Compaan ve Piet Kramer adlı mucitler çalışmaları sonucunda video uzunçalarını geliştirerek bu yeri fikirlerinin neticesinde ortaya çıkan 30 santimetrelik ürünü ilk olarak 1982 yılında kamuoyuyla paylaştı. Piyasaya sürülen video diskin adı 1980 yılında Lazervision olarak tanıtılmaya başlandı. Ancak LaserDisc teknolojisi fazla ilerleme fırsatı bulamadı çünkü Cd teknolojisi daha kullanışlıydı. Tüm bu çalışmalar olurken Lou Otters adındaki bir Philips mühendisi sesleri küçük boyuttaki optik disklere kaydetmek amacıyla 1975 yılında bir proje yürütüyordu. Bu çalışmada Sony şirketinin de desteği alındı ve çalışmanın sonucunda 12 santimetrelik kopmak diskler satışa çıktı. 1982 yılında sonuçlanan bu çalışmanın akabinde elde edilen cd modeli, CD-ROM adıyla bilgisayarlarda da kullanılmaya başlandı. Bu yeni sistem daha önceden müzik setlerinde kullanılan plak ve kasetleri neredeyse tarihe gömdü. Philips firmasının ürettiği cd kapasitesi günlük 200 adet ile sınırlıydı. Özellikle klasik müzik severler cd’ye kaydedilmiş eserlere büyük ilgi gösterdi. Çünkü cd’lerdeki ses kalitesi plaklardan çok daha iyiydi. Kısa sürede cd’lere olan talep arttı ve bugüne kadar 250 milyardan fazla cd satıldığı tahmin ediliyor.
İcat edilen ilk cd’ler fazla kayıt süresine sahip değildi. Sony firmasının başkanlığını yapan Akio Morita klasik müziği çok severdi ve bir Beethoven hayranıydı. Eski cd’lere Dokuzuncu Senfoni sığmıyordu. Bu yüzden yeni üretilen cd’ler geliştirilerek 74 dakikalık bir kayıt süresine ulaşması sağlandı. Böylece Cd boyutu 11,5 cm’den 12 cm’ye çıkarıldı ve Berlin Filarmoni Orkestrası’nın çaldığı bu eser cd’ye kaydedilme imkanına kavuştu.
Bilgisayarlarda kullanılan cd sürücüler zamanla arabalarda da kullanılmaya başlandı. Araç içinde müzik dinleme olanağı için disk çaların görevini yapabilmesi sarsıntı önleyici gerekiyordu. Yoksa lazer okuyucu tam olarak işlevini yapamaz ve cd’de atlamalar olur. Bunu önlemek için önce lazer okuyucu Cd’yi okur, müzik sonradan gelir, eğer arada atlama olursa disk çalar hemen atladığı yeri bulur ve okumaya ve müziği çalmaya kesinti olmadan devam eder. Bu işi oldukça ilerleten Philips şirketinin yaptığı bir aygıt önce cd’yi okuyor ve hafızasına kaydediyor, disk çalardan cd çıkarılsa bile bir süre daha müzik çalmaya devam ediyor.
İsveçli grup ABBA’nın çıkardığı The Visitors’ı adlı albüm, cd olarak satışa çıkan ilk albüm oldu. Ayrıca Dire Straits adlı İngiliz müzik grubunun Brother’s in Arms adındaki albümü 1986 yılında bir milyon barajını aşan ilk müzik albümü olarak tarihe geçmiştir.
Cd teknolojisinin gelişimi hiç kuşkusuz CD’lerin piyasaya çıkması ile bitmedi. Daha fazla bilginin depolanabileceği cd yapma çalışmaları çok geçmeden başladı. 1995’te Sony, Philips, Toshiba, Masushita ve Time Warner şirketleri bir araya gelerek DVD adı verilen Cd’lerden çok daha fazla kapasiteli bir aygıt üretmeyi başardı. DVD’lerin ortaya çıkması ile CD’lere ilgi hemen azaldı. Çünkü DVD’ler neredeyse iki saat uzunlukta bir videoyu bile içine alabiliyordu. Ayrıca DVD’lerin piyasaya çıkmasından kısa bir süre sonra çift katmanlı DVD’lerin piyasaya sürülmesi DVD’lerin bir anda gözde olmasına neden oldu. Kaldı ki DVD’ler, büyük kapasitelerinin yanında bir de dayanıklıydı. Hafif, yuvarlak ve dayanıklı malzemelerden yapılan DVD’ler bilgisayarlara takılan DVD okuyucular sayesinde hayatımızdaki yerini aldı.
DVD, kimilerine göre, çok amaçlı sayısal disk şeklinde Türkçeye çevrilen Digital Versatile Disc kelimesinin kısaltılmışıdır. Bazı kişilere göre ise DVD, Digital Video Disc kelimesinden gelir. Adının anlamı her ne olursa olsun DVD kullanımı, flaş bellek, hafıza kartı ve Bluray’e rağmen daha uzun yıllar devam edecek gibi gözüküyor.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.