Ankara’da Gezilecek Tarihi Yerler ve Müzeler

Ankara’da Gezilecek Tarihi Yerler ve Müzeler
Bu yazımızda sizlere başkent Ankara’da gezilecek yerler hakkında bilgi vermeye çalışacağım. İlk olarak tarihi dokusuyla ön plana çıkan Hamamönü hakkında bilgi vereceğim. Hamamönü Altındağ belediyesi tarafından restore edilmiş, Ankara’nın tarihi dokusunu anlatan, geçmişten izler taşıyan önemli bir mekan. toprak Burada eski Ankara evlerine ait örnekler görebilir, çeşitli restoran ve kafelerde dinlenebilir ve kumda pişen kahveden tadabilirsiniz. Hamamönü’ne gelenlerin uğrak yerlerinin başında El Ürünleri Pazarı, Sanat Sokağı ve Mehmet Akif Ersoy Müzesi geliyor.
Ankara’ya gelenler için tavsiye edebileceğimiz gezilecek yerler arasında ikinci yer olarak Ankara Kalesi geliyor. Ankara kalesi pek çok uygarlık tarafından zaman içerisinde onarılarak kullanılmış bir kaledir. Askeri amaçlı yapılan kalenin etrafında hediyelik eşya satan yer çoğunlukta. Ankara manzarası izlemek isteyenler için özellikle yaz mevsiminde gidilecek yer arasına eklenebilir. Ankara Kalesi’ne gelmişken buraya yakın mesafede bulunan Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne gitmeden olmaz. Bu müzeye uğramadan Ankara’dan ayrılmayın. Anadolu’da, başta Hititler olmak üzere yaşamış olan Frigler, Urartular gibi uygarlıklara ait tarihi eserlerin sergilendiği harika bir müze. 10 bin yıl öncesinde yerleşim yeri olan Çatalhöyük’e ait haritayı burada görebilirsiniz. Atpazarı denilen mevkide bulunan müzeye Ulus meydanından yürüyerek de ulaşabilirsiniz.
Müze gezmeyi sevenlerden iseniz diğer tavsiye edeceğim mekan Ankara Rahmi M.Koç Müzesi. Sanayi’de kullanılan araç gereçlerin sergilendiği müze benim gerçekten çok ilgimi çekti. Değişik bir konu üzerine açılmış olan bu müzede sanayinin tarihi gelişimi hakkında bilgi edinecek ve çok ilginç araç gereçleri inceleme fırsatı bulacaksınız. Geniş bir alan üzerine kurulu olan müze, Altındağ ilçesi Kale Mahallesinde bulunuyor.
Ulus çevresindeki tarihi mekanları gezdikten sonra rotamızı Anıtkabir’e çeviriyoruz. Atatürk’ün anıt mezarı olarak inşa edilen Anıtkabir, tarihi ve milli duyguları içinde barındıran bir müze gibi konuklarını ağırlıyor. Tandoğan meydanından ulaşımın son derece kolay olduğu Anıtkabir’in bulunduğu yer, geçmişte Rasattepe olarak biliniyordu. Çünkü eskiden burada bir gözlemevi varmış. Ancak şimdilerse ise bu tepeye Anıttepe deniliyor. Atatürk öldükten sonra açılan yarışma neticesinde seçilen projeye göre yapılan Anıtkabir’in inşaatı 2.Dünya savaşının yarattığı ekonomik sorunlar nedeniyle bir hayli uzamış, 15 yıl sonunda 1953’te tamamlanarak Atatürk’ün ebedi istirahatgahı olmuştur. Arslanlı Yol, Tören Meydanı, Mozole, Şeref Holü, Kurtuluş Savaşı Müzesi ve Atatürk’ün kişisel eşyalarının sergilendiği müze bölümleriyle Anıtkabir, eminim gezinizde önemli yer tutacak. Bu arada Cemal Gürsel ve İsmet İnönü’ye ait mezarlar da Anıtkabir içerisinde yer alıyor.
Anıtkabir’den sonraki durağımız Etnoğrafya Müzesi. Selçuklulardan günümüze Türk sanatı ile ilgili eserlerin sergilendiği müze, Anıtkabir’in inşasının tamamlanmasından önce Atatürk’ün naaşının korunduğu yerdir. Müze, Altındağ Namazgah tepesinde bulunuyor. Müzenin girişindeki Atatürk heykeli İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica tarafından 1927’de yapılmış. Anadolu halkının geçmişte kullandığı halı ve kilim örnekleri, Osmanlı’dan kalan silahlar ve çinilerle süslü porselenlerin sergilendiği müze’de Anadolu insanına ait günlük eşyalar da sergileniyor.
Ankara’nın simge yerlerinden biri olan Hacı Bayram Veli Camii, Ulus meydanının hemen yukarısında bulunan, yapımı 1428 yılında tamamlanmış ve zaman içerisinde çeşitli onarımlardan geçmiş bir eserdir. Hacı Bayram Veli, Osmanlı zamanında önemli din alimleri arasında gösterilen bir kişiymiş. Mimar Mehmet Bey tarafından yapılan caminin içinde nakkaş Mustafa Paşa’ya ait süslemeler bulunuyor.
Hacı Bayram Veli camisini gezdikten sonra hemen yanındaki Augustus Tapınağı’na gidiyoruz. Augustus Tapınağı’nı, Galatya Kralı Amintos’un oğlu Pylamenes yaptırmıştır. Frig tanrısı olan Men’e adanan tapınaktan kalan yıkıntıların üzerine inşa edilen tapınağın yapılış tarihi M.Ö. 25 yıllarına dayanıyor. Galatya ülkesi Romalıların himayesine girince İmparator Augustus’a saygı ve hürmeti göstermek amacıyla bu tapınak yapılmıştır. O yıllarda Ankara’nın Galatya krallığının başkenti olduğunu da belirtelim. Augustus Tapınağı daha sonra Bizans döneminde kiliseye çevrilmiştir. 1930 yılında başlayan çalışmalar neticesinde tapınağa ait duvarın bir kısmı ve giriş kapısı gün ışığı ile buluşmuştur. Ayrıca yapılan kazılar neticesinde Augustus’un yaptığı işleri anlatan bir yazıt olan Monumentum Ancyranum(Ankara Anıtı) da gün yüzüne çıkarılmıştır.
Ankara’da gezilecek müzeler arasında özel bir yeri olan Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Talatpaşa Bulvarı’ndaki eski Türk Ocakları Binası’nda hizmet veriyor. Adından da anlaşılacağı üzere resim, heykel, plastik, seramik ve süsleme sanatları burada sergileniyor. 1980’den beri faaliyet gösteren müzenin bir de sahnesi bulunuyor, bu sahnede pek çok panel, konferans, tiyatro ve konser gibi etkinlikler de düzenleniyor.
Ankara’da gezilecek tarihi mekanlardan bir diğeri Ulus’ta bulunan Kurtuluş Savaşı Müzesi (1.TBMM)’dir. Bu bina aslında ilk olarak İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kulüp binası olarak faaliyete geçmiştir. 1924 yılana kadar ilk meclisin faaliyet gösterdiği bina, 1961’de müze olarak hizmet vermeye başlamıştır. Bu müzeyi gezenler Lozan, Sevr antlaşmaları, Büyük Taarruz ve Atatürk’ün yazdığı bazı resmi yazıları görebilirler. Bu müzeyi gezdikten sonra hemen bu binanın yakınındaki 2.TBMM binası olarak kullanılan Cumhuriyet Müzesi’ni mutlaka gezmeli. 1924’ten sonra 1960 yılına kadar meclis binası olarak kullanılan yapı 1981 yılında Cumhuriyet Müzesi olarak faaliyet göstermeye başlamış.
Ankara’da gezilecek yerler arasında sayabileceğimiz şehrin simge yerlerinden biri olan Gençlik Parkı’na uğramadan dönmeyelim. Burası belki tarihi bir mekan gibi kabul edilmese de aslında şehrin geçmişinden izler taşıyan hoş bir alan. Açıldığı andan itibaren Ankara’da eğlencenin merkezi konumundaki parkta sayısız ünlü sanatçı konserler vermiş. 1936-1943 arasında yapılan çalışmalar sayesinde Ankara’ya kazandırılan Gençlik Parkı, şehrin hatıralarını içinde barındırıyor. 275 bin metrekarelik alan üzerine kurulu park geçmişte Ankara’yı ziyaret edenlerin en önemli uğrak noktasıydı. Bu nedenle Ankara’nın tarihine damga vuran Gençlik Parkı’ndan yazımızda bahsetmek istedik.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.