Alanya Gezi Rotamız

Alanya Gezi Rotamız
Antalya’ya bağlı ilçelerimizden olan Alanya her yıl çok sayıda turisti ağırlamaktadır. Gözde tatil beldelerimizden olan Alanya’daki gezilecek yerler hakkında sizlere bilgi vermeye çalışacağım.
Alanya’daki gezimize Alanya Kalesi’ni gezerek başlıyoruz. Alanya Kalesi’nin yukarı kısmına araçla çıktık. Amacımız önce kalenin iç bölümünü gezmek sonra yürüyerek aşağıya inip diğer bölümleri gezmek. İçkale, Ehmedek adı verilen Ortakale ve Dış kale olmak üzere Alanya kalesi üç bölümden meydana gelmektedir. Bu üç bölümü de geziyoruz ayrıca üç bölüm arasında bulunan Akşebe Camisi ve Türbesi ile Süleymaniye Camisi’ni de gezmeye unutmadık. Tarihi mekan gezmeyi sevenlerin burada sıkılacağını sanmıyorum. Alanya Kaleye girişin ücretli olduğunu dipnot olarak belirteyim. Kalenin yukarı kısımlarını gezdikten sonra yürüyerek aşağı inip Kızılkule’yi gezmek istiyoruz.
Kızılkule Alanya’nın sembol eserlerinden biri olarak sayılabilir. Turistlerin önemli uğrak yerlerinden biri olan Kızılkule’ye giriş ücretli. Kızılkule Türkiye Selçuklu sultanlarından 1.Alaaddin Keykubat döneminde Halepli mimar Ebu Ali Reha el Kattani tarafından yapılmıştır. Kızılkule sekizgen şeklinde inşa edilmiştir. Kızılkule, hem liman ve tersanenin hem de Alanya Kalesi’nin denizden gelebilecek düşmanlara karşı korunması için inşa edilmiştir. Üst kısımları kırmızı renkteki tuğlalardan yapıldığı için burası Kızılkule adını almıştır. Kule toplam beş katlı, en üst katından denizi ve çevreyi izlemek gerçekten keyifli.
Kızılkule’nin ardından tarihi eser sevenler Alanya merkezde bulunan Arkeoloji Müzesi’ni gezebilir. Müzenin salon düzenlemeleri gayet güzel ayrıca sergilenen tarihi eserler bakımından da zengin bir müze. Müzeye gelenlerin görmeden gitmeyeceği eser Herakles Heykeli’dir. Müzede Selçuklu, Osmanlı ve Roma dönemine ait mezar taşlarını, sütunları, yazıtları ve eskiden zeytinyağı üretiminde kullanılan aletleri görmek mümkün. Pek çok müzede olduğu gibi bu müze de pazartesi günleri kapalı.
Arkeoloji müzesinin ardından sizleri Mısır Kraliçesi Kleopatra ve Roma İmparatoru Antonius’un burada yüzdükleri anlatılan ünlü Damlataş ve Kleopatra Plajı’na götürmek istiyorum. Alanya kalesinin batı yönünde bulunan plaj, mavi bayrak alarak temizliğini tescil ettirmiştir. Plajın yarımada yönündeki koy kısmına Kleopatra adı verilmiştir. Plajın suyu son derece temizdir, bu nedenle denizin dibindeki taşları ve hatta balıkları rahatlıkla izleyebilirsiniz. Kleopatra Plajı’nın uzunluğu 2 kilometreyi bulur. Yazın oldukça kalabalık olan plajda denize girmek ücretsiz ancak plajda bulunan işletmelerin şezlong ve şemsilerinden faydalanmak isterseniz ücret ödemek zorundasınız.
Deniz sefasının ardından eğer doğa yürüyüşlerini seviyorsanız Alanya merkeze yaklaşım 45 uzaklıktaki Sapadere Kanyonu tam size göre. Kanyon gezisi boyunca muhteşem manzaralara şahitlik edeceksiniz ve eminiz sayısız fotoğraf çekeceksiniz. Sapadere Kanyonu bizi adeta Akdeniz bölgesinin gerisinde uzanan Toros dağlarının kalbine doğru götürüyor. Sapadere Kanyonuna ulaşmak için isterseniz kendi araçlarınızı ya da Demirtaş beldesinden tur düzenleyen firmaları kullanabilirsiniz. Kanyondaki yürüyüş yolu güzel bir şelale ile sonlanmaktadır. Kanyonun girişinde hediyelik eşya satan yerler ve bir restoran bulunmaktadır. Bu arada kanyona girmek için ücret ödemek zorundasınız.
Alanya’da gezilebilecek başka bir tarihi mekan Syedra Antik Kenti’dir. Seki köyünde bulunan ve Alanya’ya 21 kilometre uzaklıkta bulunan antik kente gezmek biraz yürümek zorundasınız, en tepeye çıktığınızda ise manzara bir harika. Syedra Antik Kenti milattan önce 3.yüzyılda kurulmuş bir yer. Ancak yapılan araştırmalar antik kentin tarihinin daha eskilere dayandığı yönünde bilgiler vermektedir. Çevresi surlarla çevrili olan antik kentin girişinde anıtsal bir kapı bulunmaktadır. Zaman içerisinde tahrip olsa da zeminde bazı mozaik yerler göze çarpmakta ayrıca kentin su ihtiyacını karşılayan sarnıçları da görmek mümkün. Antik kentte tiyatro, tapınak, sütunlu cadde, ev ve dükkanları görebilirsiniz.
Tarihi bir mekanın ardından yine doğal güzelliğe sahip bir yere gidiyoruz. Alara Çayı çevresinde piknik yapabileceğiniz alanlar, balık yiyebileceğiniz lokantalar, yürüyüş parkurları ve yüzme alanları bulunmaktadır. Alara Çayı’nın üst kısımlarında, Güzelbağ beldesinden başlayan bir rafting parkuru buluyor. Ayrıca burada bulunan Alara Kalesi ve Alara Han sayesinde doğal güzellikler ile tarihi güzellikler birbiriyle kaynaşmış durumda. Alara çayı ve çevresi hem tarihi bir gezi hem de bir doğa gezisi yapabileceğiniz eşsiz bir yer. Alanya’dan Alara Han’a gelecekler yaklaşık 38 kilometrelik bir yol gelmek zorundalar.
Alanya’ya gelenlerin uğramadan geçmediği diğer bir yer şehrin yüksek kesiminde belediye tarafından inşa edilen ve denizden 650 metre yükseklikte bulunan seyir terasları. Şehri ve manzarayı görmek ve bir şeyler yiyip içmek isteyenler Alanya Seyir Terası’nı tercih edebilir.
Alanya’ya kadar gelmişken Dim Çayı ve Dim Mağarası’na da gitmemek olmaz. Şehirden uzaklaşıp serin bir mekan arayanların ilk tercihlerinden biri olan Dim Çayı kenarında piknik alanları ve mesire yerleri var. Çay üzerine doğru kurulmuş olan balkonlarda oturup akarsuyu izlemek ve dinlenmek oldukça keyif verici. Biraz oturup dinlendikten sonra Dim Mağarası’nı da gezip şehre geri dönüyoruz.
Alanya’ya gelen yerli yabancı turistlerin ilgi duyduğu aktivitelerin başında tekne turları geliyor. Günübirlik tekne turları sizi Alanya ve çevresindeki koylara doğru eğlenceli bir mavi yolculuğa çıkarıyor. Genellikle yemek ve içecek de verilen bu turlar öyle çok pahalı değil. Çoğu tekne gezi firmaları günlük her şey dahil konsepti ile hizmet veriyor. Alanya’dan dönmeden bir tekne turu yapmanızı ısrarla öneriyoruz.

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.