Adana Gezimiz

Adana Gezimiz
Ülkemizin nüfus olarak büyük bir şehri olan Adana, Akdeniz bölgesinin doğusunda yer alan tarım ve sanayi kentimizdir. Sizler için Adana’da gezilecek yerler hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Adana yaz aylarında oldukça sıcak bir kentimizdir. Bu nedenle yaz aylarında Adana’ya yapacağınız bir kültür turunu önermem. Havaların daha ılıman olduğu bahar aylarında bu şehri gezmek, sıcaktan bunalanlar için oldukça keyifli olacaktır. Hatta kış aylarında bile ılık bir havanın görüldüğü Adana’ya yapılan geziler gayet güzel geçecektir.
Adana’da gezilecek yerler arasında ilk durağımız neredeyse şehrin bir simgesi haline gelen Merkez Sabancı Camisi. 1998 yılında yapımı tamamlanan cami heybetiyle görenlerin ilgisini çekiyor. Adana Adana’ya gelen pek çok turistin uğradığı bu camiyi gezmenizi tavsiye ederim. Bu camiyi gezdikten sonra Ulucami Mahallelisindeki Adana Ulu Camisi’ni de mutlaka gezin. Tarihi geçmişi 16. Yüzyıla Ramazanoğulları dönemine uzanan bu cami zaman içinde geçirdiği onarımlarla hala dim dik ayakta. Camiyi Ramazanoğlu Halil Bey yaptırmış. Ulu Cami tarihi mekanları gezmeyi sevenler için önerilen bir yer.
Adana’ya gezerken kendinize dinlenmek, oturmak ve nefes almak için bir yer arıyorsanız Adana Merkez Park tam size göre bir yer. Sabancı Merkez Camisi’nin bulunduğu alanı takiben nehir boyunca uzanan botanik park Adanalılar ve buraya gelenler için doğayla kucaklaşmaya aracılık önemli bir dinlenme yeri. Bu park yapılırken sanki New York’taki Central Park’tan esinlenilmiş. Gelişmiş ülkelerdeki gibi şehrin içinde böyle büyük bir parkın olması bizi çok mutlu etti.
Sıradaki yerimiz Adana Garı. 1912 yılında inşaatı biten gar 450 bin metrekarelik bir alan üzerine kuruludur. Tren garının önünde Uğur Mumcu Meydanı yer alır. Günümüzde hizmet vermeye devam eden bu tarihi garın yolcu potansiyeli bir hayli fazla. Özellikle hergün düzenlenen Adana-Mersin tren seferleri pek çok yolcuya ulaşım kolaylığı sağlıyor.
Tren Garı’nın ardından Reşatbey mahallesinde bulunan Çoban Dede Parkı’na gidiyoruz. Bir rivayete göre buraya toprak almak amacıyla gelen dozerlerin kepçeleri kırılmış ve bozulmuş, ne yaparlarsa yapsınlar getirilen başka bir iş makinesi de çalışmayınca buradaki mezarı gören işçiler bu küçük tepeyi türbeye dönüştürmüşler ve çalışmalarından vazgeçmişler. Pek çok insan bu türbeyi hergün ziyaret ediyor.
Adana geçmişte pek çok uygarlığın yaşadığı ve geçiş yolu üzerinde bulunan tarihi geçmişi derin bir şehirdir. Şehirde bulunan Adana Kalesi bunun en güzel kanıtıdır. İlk halinden pek bir şey kalmasa da tarih severler için kale gezilip görülecek bir yer.
Sanat severler ve meraklıları için Adana’da bir Sinema müzesi açılmış. Hatta ilk açıldığında Adana Sinema Müzesi’ne yoğun bir ilgi olmuş. Türk sinemasına ait çok sayıda afiş, fotoğraf ve kitaplar bu müzede sergilenmekte. Hatta gördüğünüz afişlerdeki isimlerden biri mutlaka Adanalı. Türk sinemasında Adanalıların ön planda olduğu bu müzede vurgulanmak istenmiş.
Şimdi el sanatlarına merak duyanlar için Kazancılar Çarşısı’na gidelim. Kaybolan el sanatlarından olan bakırcılık, Adana’da teknolojiye meydan okumaya devam ediyor. Son derece renkli bir çarşı olan Kazancılar Çarşısı’nda süs eşyası olarak kullanabileceğiniz pek çok eşya var. Ayrıca günlük kullanımlar için cezve, tencere gibi bakırdan yapılmış, içi kalaylanmış çok sayıda mutfak eşyası da satın alabilirsiniz. Memlekete dönerken sevdiklerine, gittiği yerden hediye almak isteyenler buradan dostlarına hediyelik eşya bakabilir.
Adana’ya gelmişken Seyhan Ali Münif Yeğenağa caddesindeki 32 metre yüksekliğindeki Büyük Saat Kulesi’ni görmeden olmaz. Türkiye’nin en büyük saat kulesi olan ve Osmanlı’dan kalma Büyük Saat Kulesi’nin yapımı 1882 yılında tamamlanmıştır. Saat kulesinden sonra sırada Bebekli Kilise var. Asıl adı Aziz Pavlus Kilisesi olan bu eser Tepebağ ilçesinde bulunuyor. 1880’li yıllarda, Saint Paul adına yapılan bu kilise tepesinde bulunan tunç heykelden dolayı Bebekli kilise olarak adlandırılır. İki buçuk metre boyundaki Meryem Ana heykelini bebeğe benzeten ziyaretçiler bu kiliseye Bebekli Kilise adını vermişlerdir.
Adana’da bulunan diğer önemli tarihi yapı asıl adı Saros Köprüsü olan Taş Köprü’dür. Tarihi kaynaklarda köprünün diğer bir adı Justinianus Köprüsü olarak geçer. Adana Müzesi’ndeki kitabeye göre köprünün Mimar Auxentios tarafından 4. yüzyılda inşa edildiği bilinmektedir. Evliya Çelebi’nin eserinde bahsettiğine köprü o yıllarda 14 büyük kemeri olan 21 gözlü, 50 adım uzunluğunda büyük bir köprüymüş ancak günümüze köprünün daha kısa bir hali ulaşmıştır.
Tarih tutkunları için son bahsedeceği yer Adana Arkeoloji Müzesi olacak. 1924 yılında kurulan müze nerdeyse Cumhuriyetle yaşıt. Bu müze Çukurova’nın tarihine ışık tutuyor. Müzede Hititler dönemine ait eserler de var. Hititlerde kalma Augustus heykeli bunlardan en önemlisi.
Adana gezimizi Seyhan Baraj Gölü kenarında tamamlıyoruz. Burası da gezilmeye görülmeye değer doğal güzelliği olan bir yer. Bütün Adana’yı selamlayarak şehirden ayrılıyoruz.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.