2.Abdülhamid Kimdir?

2.Abdülhamid Kimdir?
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine damgasını vuran padişahlarından olan Sultan 2. Abdülhamid bugün hala adından sıkça söz ettirmekte ve adına diziler çekilmektedir. Peki 2. Abdülhamid kimdir ve Osmanlı Devleti’nde ne gibi icraatlar yapmıştır.
21 Eylül 1842’de doğan Sultan 2.Abdülhamit‘in babası Sultan Abdülmecid, annesi Tirimüjgan Kadınefendi’dir. Diğer padişahlarda olduğu gibi onun da eğitimine küçük yaşlardan itibaren başlanmıştır. Özellikle aldığı yabancı dil eğitimi önemlidir. 2.Abdülhamid Arapça ve Farsça’nın yanında Fransızca eğitimi de almıştır. Ayrıca müzik diğer ilgi alanıdır. 2. Abdülhamid genç yaşlardan itibaren amcası Sultan Abdülaziz’in himayesi altında büyümüştür. Abdülaziz ile birlikte Avrupa ve Mısır seyahatlerine çıkarak dünya bilgisini genişletmiştir.
2.Abdülhamit’in tahta çıkması olaylı olmuştur. Yaşadığı dönen Osmanlı Devleti‘nin gerilediği, çalkantılı bir dönemdi. Azınlık isyanları ve devletin ekonomik durumu hiç de iyi değildi. Bu durum siyasi otoritenin gücünü iyice zayıflatmıştı. Sultan Abdülaziz ve 5.Murat’ın yönetimini beğenmeyen devlet adamları ve aydınlar onun başa gelmesine zemin hazırladılar. Osmanlı’nın kurtuluşunu meşrutiyet yönetiminde gören aydınlar ve idareciler meşrutiyeti ilan etmesi onu 31 Ağustos 1876 tarihinde tahta çıkardı. Böylece Sultan 2.Abdülhamid Osmanlı Devleti’nin 34. padişahı oldu. Tahta çıktığı ilk günlerde hemen Osmanlı Devleti’nin ilk yazılı anayasası olan Kanun-i Esasi‘nin çalışmalarına başlandı. Hazırlanan anayasa 23 Aralık 1876’da halka duyuruldu. Onun dönemi iç ve dış önemli olayların yaşandığı bir dönemdi. Pek çok sorun çözüme kavuşturulmayı bekliyordu. Tahta çıkalı çok geçmeden ilk savaş patlak verdi ve 24 Nisan 1877’de 93 harbi olarak adlandırılan Osmanlı – Rus savaşı çıktı. Bu savaş büyük bir göç hareketine neden oldu ve on binlerce müslüman başta İstanbul olmak üzere Anadolu’nun pek çok yerine göç etti. Yaşan olaylar 2.Abdülhamit’in Mebusan Meclisi ile anlaşmazlığa düşmesine sebep oldu. Bunun üzerine 2.Abdülhamid anayasadan aldığı yetkiyle tarihler 13 Şubat 1878’i gösterirken meclisi süresiz olarak kapattı. Ancak meşruiyet yönetiminden ve anayasadan vazgeçildiğine dair bir açıklamada bulunmadı. Savaş sonrası Rusya ile 3 Mart 1878 tarihinde Ayastefanos Anlaşması imzalandı. Onun döneminde siyasi olaylar birbirini takip ediyordu. 2.Abdülhamid hükümetin ısrarı nedeniyle 4 Haziran 1878 tarihinde Kıbrıs adasının yönetimini geçici olarak İngiltere’ye bırakan antlaşmayı onayladı. Bu olaydan yaklaşık bir ay sonra 13 Temmuz 1878 tarihinde Berlin Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla hem toprak kaybedildi hem de Rusya, Osmanlı’dan önemli bir miktarda savaş tazminatı aldı. Bu olayların ardından devlet yönetimini Yıldız Sarayı’nda topladı. Bazı devlet adamlarının bu konuda desteğini aldı. Birinci ve ikinci Çırağan vakaları nedeniyle gördüğü istihbarat açıklarını halletmek amacıyla güçlü bir istihbarat teşkilatı kurdu. Dış devletlerin Osmanlı içindeki siyasi oyunlarını önlemek amacıyla sıkı ve otoriter bir yönetim anlayışını tercih etti. Dağılan devletin içine düştüğü durumu düzeltmek için elinden geleni yaptı, çıkarları doğrultusunda hareket eden grupları ve siyasi oluşumları kontrol altında tutmak için bu otoriter yönetim ona göre bir mecburiyetti. 2.Abdülhamid‘e göre Osmanlı’nın kötü gidişatını bir anda durdurması imkansızdı, zamanla her şey düzelebilirdi. Öncelikle devlete maddi yük getiren savaşlara ara verilmeliydi. Hatta tasarrufa giderek kendi harcamalarını dahi kıstı. Bu idareli davranışını sarayda da uyguladı. Sade, mütevazi, gösterişten uzak bir saray hayatı sergiledi. Onun dönemine gelinceye kadar dış borçlar oldukça artmıştı. Bunları ödemek için çaba harcadı. 20 Aralık 1981’de alacaklı devletlerin katıldığı Muharrem Kararnamesi imzalandı, ayrıca bu devletlere ödeme yapmak için devlet gelirlerini toplamak amacıyla Düyun-u Umumiye adıyla Borçlar İdaresi kurulmasına onay verdi. Bazı borçlar bu sayede ödendi. İslam dünyası ile ilişkileri geliştirmeye çalıştı. 1888 yılında Haydarpaşa’dan İzmit’e kadar olan demiryolunu Ankara’ya kadar uzattı. Bu yolun yapımı için Almanya’dan parasal destek alındı. 1902’de son durağı Ankara olan demiryolunun Bağdat’a uzatılması için Almanlarla işbirliği yapıldı.
Onun döneminde dış devletleri yakından takip etmek amacıyla sarayda bir bilgi toplama merkezi kurularak elçiliklerden edinilen, dış dünyadaki Osmanlı ile ilgili haberler ve bilgiler burada toplandı. Daimi dostluk ve düşmanlık göstermedi dış politikada devlet çıkarlarına göre hareket etti.
2.Abdülhamid döneminde eğitim alanında önemli gelişmeler yaşandı. Onun döneminde 5 bine yakın ilkokul düzeyinde iptidai açıldı. Rüştiyelerin (Ortaokulların) sayısı 600’e ulaşırken idadi (lise) sayısı 104 oldu. Öğretmen yetiştiren Darül Muallim sayısı da 32’ye ulaştı. Bunlardan başka tarımdan, maliyeye, hukuktan ziraate kadar pek çok alanda meslek yüksek okulu onun döneminde eğitime başladı. Bu sayede batı tarzında, devlet eliyle ve denetiminde olan ilk ve orta öğretim kurumları Osmanlı ülkesinde faaliyete geçmiş oldu.
Sultan 2.Abdülhamid çeşitli şehirlere ait bir fotoğraf albümü oluşturdu. Onun döneminde sağlık alanında yapılan çalışmaların başında Haydarpaşa Tıbbiyesi ve Şişli Etfal Hastanesi’nin açılması örnek verilebilir. Şişli Etfal Hastanesi’nin açılması için 2.Abdülhamid önemli miktarda para yardımında bulunmuştur. Ayrıca yaşlıların bakımı için Darülaceze onun zamanında faaliyete geçmiştir.
Balkanlar’da görülen karışıklıklar nedeniyle bazı subayların baskıları artınca 23 Temmuz 1908 tarihinde meşrutiyeti ikinci kez ilan etti. Ama meşrutiyetin ikinci kez ilanı devletin parçalanmasına engel olamadı. Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek-i işgal etti, Bulgaristan bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı’dan ayrıldı. Girit, Yunanistan ile birleştiğini açıkladı ve devlet Balkan Savaşları’na sürüklendi. Tarihte 31 Mart Vakası diye adlandırılan 13 Nisan 1909 tarihli meşruiyet karşıtı isyan, onun döneminde cereyan etti. Bu isyanı Selanik’ten gelen Hareket Ordusu bastırdı. İsyandan 2.Abdülhamid sorumlu tutuldu ve yaşananlar onun tahtan indirilmesine neden oldu. Bu isyan sırasında kendisinin emrinde olan Birinci Ordu ile Hareket Ordusu’nu karşı karşıya getirmedi ve kendi tabiriyle müslümanı müslümana kırdırmadı.
Bu önemli işleri başaran Osmanlı padişahı Sultan 2.Abdülhamid 75 yaşında, 10 Şubat 1918 tarihinde vefat etmiştir.

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.